@museumwnf/islamicart-pilgrimage-data 1.0.1 → 1.0.2
This diff represents the content of publicly available package versions that have been released to one of the supported registries. The information contained in this diff is provided for informational purposes only and reflects changes between package versions as they appear in their respective public registries.
- package/collections.json +1 -1
- package/manifest.json +1 -1
- package/package.json +1 -1
- package/translations/collections.de.json +1 -1
- package/translations/collections.en.json +1 -1
- package/translations/collections.es.json +1 -1
- package/translations/collections.fr.json +1 -1
- package/translations/collections.it.json +1 -1
- package/translations/collections.pt.json +1 -1
- package/translations/collections.se.json +1 -1
- package/translations/items.ar.json +1 -1
- package/translations/items.en.json +1 -1
- package/translations/items.fr.json +1 -1
- package/translations/items.tr.json +1 -1
|
@@ -1 +1 @@
|
|
|
1
|
-
{"026dea32-9637-5a90-8cb3-ddf63a376262":{"name":"Kıblenüma.","description":"Dairesel, kapaklı kutu formundadır. Ahşap üzerine lake (Edirnekari) tekniğinde yapılmıştır. Yüzeylerin süslemesinde kırmızı, pembe, siyah, mavi ve yeşil altın yaldız kullanılmıştır. Ana gövde üzerinde (kadran ) kadran ibresi ve pusula yer alır. Kıblenümanın etki alanları harita çizimleri ile belirtilmiştir. Alt bölümde ise haritada gösterilen coğrafi yer adları Arapça yazılmıştır. \n \nKapağın içinde üst bölümlerde yeşil zemin üstüne Mescid-ül Haram denilen şerefeli minareler, kubbeli revaklı avlusu içinde Kabe tasvir edilmiştir. Solunda Arafat ovasındaki kutsal mekanlar yer almaktadır. Sağ tarafta, ön planda cennet ve bereket meyvesi hurma ile zeytin ağaçları görülür. Arka plandaki boşluğu, kase içinde bolluk bereket sembolü nar tasvirleri doldurur. Narların arasından uzanan yapraklarla çerçevelenen kartuş zemini altın yaldızla boyanmıştır. İçinde gonca gül demeti bulunur. Hz. Muhammed'i sembolize ettiği bilinen gül demeti 18. yüzyıl Osmanlı edebiyat ve çiçek ressamlığının en sevilen motifidir. Dönemin süsleme unsurları olan tabak içindeki meyveler bolluk, bereket, ölümsüzlük, gerçeklik sembolüdür. Alt bölümde yazılı metinde İstanbul'da \"Barunü'l-Muhteri\" adlı sanatçı tarafından 1151 /1738 yılında yapıldığı ve aletin kullanımına ilişkin bilgiler yer alır. Kapağın dış yüzeyi altın yaldızlı zemin üzerine barok-rokoko üslubunda süslenmiştir. Akantus yaprakları ve kıvrım dallardan oluşan girlantlar arasında vazo içinde gül ve çiçek demetleri yer alır. Türk Rokokosu olarak da adlandırılan natüralist üslupta renklerin dengeli kullanımıyla işlenmiş çiçek demetleri arasında altı oval madalyon yerleştirilmiştir. Barok ve Rokoko üsluptaki madalyonların içi dönemin kalem işi duvar süslemelerinde görülen figürsüz manzara resimleri ile süslüdür. Göl manzaraları, kıyıda ağaçlar arasında evler, kasırlar, karşı kıyıdaki köy manzaraları derinlik etkisiyle verilmiştir. \n \nKıblenüma \"Kabe yönünü gösteren\" anlamına gelen elde taşınabilir büyüklükte yapılan astronomi aletlerindendir.","short_description":"Kıblenümalar, Müslümanların namaz kılarken ibadet yönüolan Kıble ve ibadet makamı olan Kâbe'yi gösteren, elde taşınabilir büyüklükte astronomi aletlerindendir. 13. / 19. yüzyıl sonlarına kadar kullanılmış olan kıblenümaların İstanbul üretimi olan bu örneği, Edirnekâri (lake) tekniğinde yapılmıştır.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","dates":"H. 1151 / M. 1738-39.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"Çap: 31 cm.","method_for_datation":"Kapağın iç yüzündeki kitabede H. 1151 / M. 1738-39 tarihi verilmektedir.","method_for_provenance":"Kapağın iç yüzündeki kitabede İstanbul'da üretildiği belirtilmiştir.","provenance":"İstanbul.","obtention":"Eser müzeye İzmir Hisar Camisinden 1951 yılında getirilmiştir.","bibliography":"ölçer, N. vd. *In Pursuit of Excellence*, Milan 1996, s.88. \n \nölçer, N. vd. *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul 2002, s.290-291.","artist":"Barunü’l-Muhteri.","dynasty":"Osmanlı Dönemi","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":["Ahşap üzerine lake tekniği (Edirnekari)."],"keywords":["Kıblenüma; Edirnekari; lake; Türk Rokokosu; astronomi aleti; hac"],"author":"Gönül Tekeli"},"23e8db58-0148-5dc3-98b4-98cb5313ba16":{"name":"Hac Vekaletnamesi.","description":"El yapımı, abadi kağıt üzerine çizilmiş, boyanmış ve yazılmış bir hac vekaletnamesidir. Zaman içinde çok yıpranmış olan vekaletname iki parçadır. Birinci parçanın baş kısmında olması gereken *Besmele* kısmı eksiktir. Dönemin halifesi Nasır ed-din Allah'ın (576-620 / 1180-1225) adını taşıyan sancak resminin sadece bir tanesi kalmıştır. Sancağın altında renkli boyalarla Arafat dağı çizilmiştir. İki tarafına konmuş şamdanlarla aydınlatan Arafat Dağı'nın dokusu, siyahla kontürlü renkli boyalarla betimlenmiştir. Dağın altında Makam-ı İbrahim, su kuyuları yer almaktadır. Bunların altında hac farizasını tamamlamakta önemli bir adım olan Muzdalifa'nın çizimi vardır. çizimler arasındaki boşluklara hac için yapılması gerekli işlemler yazı ile yazılarak da anlatılmıştır. Bundan sonra hac için önemli üçüncü mekan olan Mina betimlenmiştir. \n \nçok harap ve iki ayrı parçadan oluşan hac belgesinde esas ziyaretgah olan Kabe'nin tasviri maalesef ki eksiktir. Belgenin ikinci parçasında Merva ve Safa'nın çizimlerle anlatımı, hacıların, Hz. Muhammed'in mezarını ziyaret için gittikleri Medine şehri, hac sonrasında ziyaret edilmesi bir gelenek olan Kudüs şehri ve bu şehirdeki Mescit-ül Aksa resimli olarak anlatılmakta ve belge bitmektedir. Hac vekaletnamesi Galip adlı şahsın eşi Umm Abbas adına düzenlenmiştir. Vekil olarak hacca giden kişi ise Ahmed bin Fadl el-Endülüsi'dir. Hac vekaletnamesi 602 / 1206 tarihinde hazırlanmıştır. \n \nOrtaçağ koşullarında hacca gitmenin özellikle de kadınlar açısından zorluğu açık bir gerçektir. Bu nedenle hacca giden kişiler veya hacca vekil olarak bir başkasını gönderen kişiler, İslam'ın kutsal topraklarına gittiklerini ve hac farizasını eksiksiz yerine getirdiklerini kanıtlamak ve belki de bunu kendilerinden sonraki nesillere bırakmak amacı ile bir belge sahibi olmak istemişlerdir. Bu amaçla hazırlandığını düşündüğümüz hac ve hac vekalet belgeleri, gerek hac ritüelini anlatması, gerek çizimlerle kutsal yerleri tanıtması, gerekse dönem sosyal yaşamını belgelemesi açısından çok değerli belgelerdir.","short_description":"Hac belgeleri, Orta çağın zorlu koşullarında kutsal topraklara yapılan seyahati ve Kâbe'nin tavafı ile sonuçlanan hac farizasını belgeleyen sertifikalardır. Bu sertifikalarda ziyaretçinin kimliği, gezdiği yerler ve yaptığı ibadetler resimlerle zenginleştirilerek anlatılmaktadır.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","initial_owner":"Umm Abbas.","dates":"H. 602 / M. 1206","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"4737: yük: 55 cm. gen: 26,5cm.; 4746: yük:51 cm. gen: 26,5 cm.","method_for_datation":"Hac belgesi üzerindeki tarih kaydı vardır: Hicri 602 / Miladi 1206. Ayrıca yazı karakteri, dönem halifesinin adı da tarihlendirme için temel olmuştur.","obtention":"İstanbul şehremini (Belediye Başkanı) ve Evkaf-ı İslamiye Müzesi idare meclisi üyesi olan İsmet Bey bir gezi dolayısıyla gittiği Şam'da Emeviye Camii'ni gezerken, Camii'nin “Kubbe tül Hazine” adlı odasında gördüğü Kur'anların İstanbul' a getirilerek incelenmesini istemiştir. 1914 yılından önce İstanbul'a getirilen ve tasnif edilen bu Kur'anlar arasında bulunan hac belgeleri de diğer eserlerle birlikte Müze kayıtlarına geçirilmiştir.","bibliography":"Aksoy, Ş. - Milstein, R. “A Collection of Thirteen Century Illustrated Hajj Certificates. *M. Uğur Derman 65th Birthday Festschrift*. İstanbul, 2000, 73-134. \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul, 2002, 82-83.","dynasty":"Eyyubi dönemi","materials":[],"keywords":["hac"],"author":"Şule Aksoy"},"32434888-ecb9-5b5b-bdc6-bc81ab4851b0":{"name":"Topkapı Sarayı.","alternate_name":"Saray-ı Hümayun; Saray-ı Cedide-i Amire; Yeni Saray.","description":"Topkapı Sarayı (Saray-ı Hümayun, Saray-ı Cedide-i Amire, Yeni Saray) İstanbul Yarımadası'nın bir yandan Haliç'e, diğer yandan Boğaziçi ve Marmara'ya egemen olan bölümünde kurulmuştur. Sarayın en eski deniz kapısı olan Top Kapısı'nın ardında II. Mahmud tarafından yaptırılan ahşap sarayın bir yangında yok olması ile adı Yeni Saray'a verilmiştir. Saray, ana girişi Ayasofya tarafındaki Bâb-ı Hümayun olan Sur-ı Sultani tarafından kara ve deniz yönünden kuşatılır. Sarayın planı genel düzenleme bakımından Edirme Sarayı'nı anımsatmaktadır. Yaklaşık 700.000 metrekarelik bir alana yayılan sarayda ilk yapılaşma II. Mehmed döneminde (855-886 / 1451-1481) başlamış, daha sonra tahta geçen sultanlar tarafından ekletilen yapılarla büyük bir yapılar topluluğu haline gelmiştir. Topkapı Sarayı'nda birçok sarayda görülen aksiyal düzenlemeye gidilmemiştir. Bu yapı grubunun, mimari bir bütün oluşturmaktan çok, öğeleri zaman içinde değişikliğe uğrayan küçük bir kent olarak geliştiği görülmektedir. II. Mehmed döneminde sarayın üç ana avluya dayanan planı oluşturulmuş ve anıtsal kapılar inşa edilmiştir. Sarayın ana kapısı olan Bâb-ı Hümayun'dan geçilerek ulaşılan ve Alay Meydanı adı verilen birinci avluda Aya İrini Kilisesi, Alay Köşkü ve çinili Köşk yer almaktadır. Burada, çeşitli işlevlere yönelik olarak yapılan birçok yapı inşa edilmiş, ancak bu yapılar günümüze gelememiştir. Birinci avlu, Bâbüsselam (Orta Kapı) ile Divan Meydanı adı verilen ikinci avluya açılır. Burada bulunan başlıca yapılar, saray mutfakları, Has Ahırlar, Kubbealtı ve Adalet Kasrı'dır. Bâbüssaade (Akağalar Kapısı) ile sarayın Enderun bölümüne geçilir. Enderun Meydanı denilen üçüncü avluda bulunan önemli birimler arasında padişahın, elçileri kabulü sırasında kullandığı Arz Odası, sonradan Hırka-i Saadet Dairesi olan Has Oda ile Fatih Köşkü ve III. Ahmed Kütüphanesi yer almaktadır. Bağımsız köşklerin yer aldığı dördüncü avluya geçiş ise hafif eğimli bir yolla sağlanmıştır. IV. Murad tarafından yaptırılan Bağdat ve Revan Köşkleri, I. İbrahim'in yaptırdığı Sünnet Odası gibi Osmanlı sivil mimarisinin en seçkin örneklerini oluşturan bağımsız köşkler, sarayın bu bölümünde toplanmıştır. Topkapı Sarayı'na son eklenen yapı ise, Abdülmecid dönemine (1255-1278 / 1839-1861) tarihlenen Mecidiye Köşkü'dür. Padişah ile ailesinin birlikte yaşadığı Harem bölümü ise bu saray bütünlüğü içinde başlıbaşına bir kent görünümü taşımaktadır. Harem Dairesi'nde bugün görülen en eski bölümler III. Murad dönemine aittir. Harem'e giriş kapılarından biri olan ve ikinci avluya Kubbealtı'nın yanından açılan Araba Kapısı'nın üzerindeki kitabede 1588 tarihi yer almaktadır. Topkapı Sarayı'nın zaman içinde geçirdiği değişiklikler ve yapılan eklemeler, bir yandan dönemin bezeme üslubunu yansıtırken, diğer yandan sarayın geçirdiği aşamaları izleme olanağı tanımaktadır. 13. / 19. yüzyılda Dolmabahçe Sarayı'nın yapımına kadar geçen sürede Osmanlı saray ve konut mimarisinin tüm özelliklerini barındıran Topkapı Sarayı, II. Mehmed'den Abdülmecid'e kadar Osmanlı sultanlarının resmi konutu olmuş, 3 Nisan 1924 tarihinde müze haline getirilmiştir.","short_description":"Yaklaşık 400 yıl Osmanlı Devletinin yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı, dünyanın en eski saraylarından biridir. İstanbul Yarımadası'nda kurulan saray, Haliç, Marmara Denizi ve Boğaziçi'ni gören eşsiz bir konumdadır. Topkapı Sarayı, Avrupa Saraylarından farklı olarak tek bir binadan oluşmamaktadır. Osmanlı sivil mimarisinin en seçkin örnekleri olan çeşitli köşk ve dairelerin oluşturduğu küçük bir kent görünümündedir. 1924 yılından bu yana müze olarak kullanılan sarayda, sergilenen eserlerin pek çoğu dünyada eşi-benzeri olmayan şaheserlerdir.","dates":"II. Mehmed döneminde inşa edilmeye başlanmıştır, eklenen son yapı Abdülmecid dönemine (1839-1861) tarihlenmektedir.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","method_for_datation":"Sarayın yapımına ilişkin kayıtlar ve arşiv belgeleri ile yapılarda yer alan kitabeler tarihlendirme konusunda yararlanılan kaynakların başında gelmektedir. Ayrıca yabancı gezginlerin seyahatnameleri ve resimleri ile tarihçilerin yazmış oldukları eserler de tarihlendirme konusunda başvurulan önemli kaynaklardır. Sarayın sürekli olarak değişikliğe uğramış bazı bölümleri yalnızca bezemeleriyle tarihlenmiş, ancak yapılan değişikliklerin gerçek kronolojisi kesin olarak belirlenememiştir.","bibliography":"Anhegger, M. *Topkapı Sarayı'nda Padişah Evi (Harem)*, İstanbul, 1986. \n \nEldem, S.H.-Akozan, F. *Topkapı Sarayı-Mimari bir Araştırma*, İstanbul, 1982. \n \nErkins, Z. *Topkapı Sarayı*, İstanbul, 1959. \n \nKuban, D., “Topkapı Sarayı”, *İstanbul Ansiklopedisi*, C.VII, İstanbul, 1994, 280-290. \n \nSözen, M. *Devletin Evi Saray*, İstanbul, 1990.","patrons":"II. Mehmed tarafından başlatılarak sonraki sultanlar tarafından sürdürülmüş, son ekleme Abdülmecid döneminde yapılmıştır.","dynasty":"Osmanlı Dönemi.","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":[],"keywords":["İstanbul; Osmanlı mimarisi; Topkapı; saray; harem dairesi; köşk"],"author":"Semra Daşçı"},"66dee6a2-095c-5e95-9ab7-3051179223bf":{"name":"Zübdetü’t-Tevarih","description":"Eser, ince aharlı kağıt üzerine iri nesih hat ve siyah mürekkeple, 90 yaprak halinde Türkçe yazılmıştır. İçinde konuyla ilgili olarak, bazı sayfalarda tek bazı sayfalarda ise çift minyatür olmak üzere 55 adet minyatür bulunmaktadır. Eserin 1b-2a sayfalarında yuvarlak iki madalyon içine eserin Sultan III. Murad'ın hazinesi için hazırlandığı ve eserin konusu yazılmıştır. 37 satır halinde yazılan metnin serlevhası ve bölüm başlıkları tezhiplidir. Serlevha ve bölüm başlıklarındaki tezhiplerde hatayi ve rumi üslubundaki bitkisel kompozisyonlar, ilk sayfadaki madalyonlar etrafında ise halkar bezeme görülür. \n \nEserin koyu yeşil renkli cildi lakedir (Edirnekari). Ağırlıklı olarak kullanılan altın ve gümüş yaldızla renklendirilen dış kapaklar halkâr bezeme ile, iç kapaklar ise salbek, köşebent ve şemselerden oluşan düzenlemelerle süslenmiştir. Orijinal değildir. \n \nSarayın Şehnamecisi Seyyid Lokman Aşuri tarafından yazılan eser iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm: evren ve burçlar kuşağı ile başlamakta, Tevrat, İncil ve Kur'an kaynak alınarak peygamber ve dine hizmet etmiş kişilerin hayat hikayelerinin resimlerle anlatılmasıyla devam etmektedir. Hz. Muhammed, Dört Halife Devri, Emeviler, Abbasiler, Erken İslam dönemi, Gazneli, İlhanlı, Selçuklu ve Timurlular gibi Müslüman devletlerin sultanlarının ve devlet adamlarının secereleriyle birinci bölüm sona ermektedir. İkinci bölümde Osmanlı Devleti'nin kurucusu Sultan Osman'dan başlayarak Sultan III. Murad'a kadar hüküm süren Osmanlı sultanlarının portreleri yer almaktadır. Bu sultanlar döneminde yaşanan siyasi olayların anlatılmasıyla ikinci bölüm son bulmaktadır. \n \nSultan III. Murad (H. 982-1003/ M. 1574-1595)'ın hazinesi için hazırlanan bu eser gerek minyatür üslubundaki kalite, gerekse cildi ve hattı ile Osmanlı sanatı içinde bir sultan hazinesi için hazırlanan başyapıtlardan biridir.","short_description":"Sultan III. Murad'ın emri ile ünlü tarihçi Seyyid Lokman tarafından yazılan, ünlü nakkaşlar Molla Kasım ve üstat Osman tarafından resimlenen, yaradılıştan itibaren Peygamberleri, İslamiyet'in doğuşunu ve devletlerin tarihini anlatan eser, Osmanlı resim sanatı'nın ünik eserlerinden biridir.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","initial_owner":"Sultan III. Murad (H. 982-1003/ M. 1574-1595).","dates":"H. 993 / M. 1583.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"Boy: 64.7 cm. En: 41.3 cm.","method_for_datation":"Eser üzerinde Sultan III. Murad (H. 982-1003/ M.1574-1595)'ın hazinesi için H. 993 / M. 1583 tarihinde hazırlandığı belirtilmektedir.","method_for_provenance":"Sultanın emriyle İstanbul'da yazılmış olmalıdır.","provenance":"İstanbul.","obtention":"Sultan I. Abdülaziz'in annesi Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Valide Sultan Sultan (öl: H. 1300 / M. 1883 - Valide Sultanlığı: 1861-1876)'ın İstanbul-Aksaray'da yaptırdığı külliyenin kütüphanesinden 1915 yılında getirilmiştir.","bibliography":"Aksoy, Ş., Zübdetü't Tevarih Sultan III. Murad için Hazırlanan bir Şehname, *P. Art, Culture, Antique*, 3 (1996) s. 17-37. \n \n*In Pursuit 0f Excellence,* İstanbul 1993, s.42, Pl. 19A-E, s: 52-56 \n \nRenda, G., *“*New Light on the Painters of the Zubdat at Tawarikh in the Museum of Turkish and Islamic Arts in Istanbul”, *Fourth International Congress of Turkish Art, s.183-200.* \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul, 2002, s. 272-75.","artist":"Hattat: Seyyid Lokman Aşuri; Nakkaşlar: es-Seyyid Lütfi, Molla Kasım ve Üstad Osman ve ekibi.","dynasty":"Osmanlı Dönemi","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":["Aharlı kağıt, mürekkep, suluboya, altın yaldız, ciltte lake tekniği kullanılmıştır."],"keywords":["Kağıt; altın (yaldız); mürekkep; suluboya; lake; boyama; Edirnekari; burçlar"],"author":"Sevgi Kutluay"},"73a186bf-c916-5473-94f8-30aa969e3624":{"name":"Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi.","description":"Payas, Anadolu'yu Ortadoğu'ya bağlayan yol üzerinde yer alan bir liman kentidir. Stratejik önemi nedeniyle çeşitli uygarlıklara sahne olmuş, 1516'da Mercidabık Seferi sonucunda Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu ile Ortadoğu ülkeleri arasında gelişen ticari ilişkiler ve hac güzergahı üzerinde bulunması, Payas'ın önemini daha da arttırmıştır. Bu stratejik noktayı donatmak ve yolcuların gereksinimlerini karşılamak amacıyla Sultan II. Selim, Payas'ta bir külliye yapımını emretmiştir. Külliyenin yapımını üstlenen Sokullu Mehmed Paşa, inşaat için Mimar Sinan'ı görevlendirmiştir. \n \nOsmanlı fethinden sonra, eski bir kalenin yerine yeniden inşa edildiği kabul edilen bir kalenin yanına kurulan külliye, yaklaşık 700 x 250 metrelik bir alana oturmaktadır. Külliyenin merkezinde, kuzey-güney yönlü bir arasta yer alır. 115 x 15m. boyutlarındaki arasta, ortasında dua kubbesi bulunan tonozla örtülü bir koridorun iki yanına yerleştirilmiş 48 dükkandan oluşmaktadır. Arastanın doğusuna kervansaray, imaret ve tabhane gibi konaklama amaçlı yapılar, batısına ise cami, sıbyan mektebi, medrese ve hamam gibi ibadet, eğitim ve temizlik amaçlı yapılar yerleştirilmiştir. \n \nKervansaray, kare şekilli bir avlunun kuzey, güney ve doğusuna yerleştirilmiş revaklar ve gerisindeki çapraz tonozlarla örtülü ahırdan oluşmaktadır. Kervansarayın güneyinde yer alan imaret, revaklı bir avlunun doğu ve batısına yerleştirilmiş dört kapalı mekana sahiptir. özel konukların ağırlandığı dört odadan oluşan tabhane ise kervansarayın batısında, arastaya bitişik konumdadır. \n \nHamam, arastanın kuzeybatısındadır. Bir çifte hamam olarak düzenlenmiş olan yapının erkekler kısmı “dört eyvanlı ve dört köşe hücreli”, kadınlar kısmı ise “yıldızvari” planlı birer sıcaklığa sahiptir. Erkekler kısmı sıcaklığının batı duvarına bitişik olarak inşa edilen sıbyan mektebi, güneyinde üç birimli bir revak bulunan, kubbeli iki kare mekandan oluşmaktadır. \n \nArastanın güneybatısında yer alan medrese ve cami, ortak bir avluyu paylaşmaktadır. Avluya kuzeydeki bir açıklıktan girilebildiği gibi arastadan da ulaşılabilmektedir. Medrese, üç yönden revaklarla çevrelenmiş 21 hücreden oluşmaktadır. \n \nCami, haçvari planlı bir harim, kuzeyindeki sekiz birimli son cemaat yeri ve kuzeybatı köşesindeki minareden oluşmaktadır. Harim, merkezde bir kubbeyle örtülmüş, dört yönden çapraz tonozlu eyvanlarla genişletilmiştir. \n \nKülliyedeki tüm yapıların beden duvarları kesme taşlarla kaplanmıştır. özellikle caminin taçkapı ve mihrabında olmak üzere, külliyedeki çeşitli yapıların girişlerinde görülen iki renkli taş işçiliğini Mısır ve Suriye kökenli Memluk ve Zengi geleneklerine bağlamak mümkündür. \n \nKülliyeyi oluşturan yapılardan cami, günümüzde ibadet işlevini sürdürmektedir. Diğer yapılar ise kullanılmamakta, ancak ziyaret edilebilmektedir.","short_description":"Anadolu'yu Ortadoğu'ya bağlayan yol üzerinde bulunması nedeniyle stratejik öneme sahip bir liman kenti olan Payas'ta yer alan Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi, merkezdeki arastanın iki yanına yerleştirilmiş cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, kervansaray, imaret ve tabhane gibi çok sayıda yapıdan oluşan kapsamlı bir külliyedir.","dates":"H. 982 / M. 1574.","location":"Payas-Dörtyol","province":"Hatay","method_for_datation":"Kervansarayın taçkapısı üzerindeki kitabeden külliyenin 982/1574 yılında Sultan II. Selim'in emriyle Sokullu Mehmed Paşa tarafından inşa ettirildiği anlaşılmaktadır.","bibliography":"Aslanapa, O., *Osmanlı Devri Mimarisi*, İstanbul, 1986. \n \nKuran, A., *Mimar Sinan*, İstanbul, 1986. \n \nMüderrisoğlu, F., “Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğu Akdeniz'deki İskelesi Payas ve Sokullu Mehmed Paşa Menzil Külliyesi”, \n \n*Dokuzuncu Milletlerarası Türk Sanatları Kongresi (23-27 Eylül 1991), Bildiriler, C.2,* Ankara 1995, s.513-524. \n \nSözen M., *Türk Mimarisinin Gelişimi ve Mimar Sinan*, İstanbul, 1975.","patrons":"Sokullu Mehmed Paşa (sadrazamlığı H. 972-986 / M. 1564-1578).","architects":"Mimar Sinan.","dynasty":"Klasik Osmanlı Dönemi.","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":[],"keywords":["Payas; Külliye; Sokullu Mehmed Paşa; Mimar Sinan; Arasta; Mısır ve Suriye; Memluk ve Zengi"],"author":"Şakir Çakmak"},"f542a798-8c47-5278-ad25-50059baf16a0":{"name":"Mesafe taşı (Miltaşı).","description":"5\\. Emevi Halifesi Abdülmelik ibn Mervan (66-86 / 685-705) zamanına ait mesafe taşıdır. Genellikle Hac ve ticaret yolları üzerine iki merkez arasındaki uzaklığı belirlemek için dikilen mesafe taşlarındandır. Kitabe, kareye yakın miltaşı üzerine oyma tekniğinde işlenmiştir. Taş üzerindeki sekiz satırlık kitabe kufi hatla yazılmıştır. Üst bölümü kırık ve eksik olan mesafe taşının kitabe metni tam olarak okunamamaktadır. Okunabilen satırlarda, “Allah'ın kulu, müminlerin emiri Abdülmelik, Allah'ın rahmeti üzerine olsun, bu taşı diktirdi. Şam ile burası arası 109 mildir,” yazılıdır. \n \nEmeviler döneminden günümüze çok az sayıda kitabe ulaşmıştır. Bununla birlikte günümüze gelebilmiş bu kitabeler, Erken İslam Döneminde kullanılan kufi yazının taş üzerindeki gelişimini göstermesi bakımından büyük önem taşır.","short_description":"Mesafe taşları, İslamiyet'in ilk yıllarında, önemli ticaret ve hac yolları üzerinde yer alan merkezler arasındaki uzaklığı belirtmek amacıyla dikilirlerdi. Bu taşlar, tarih, kimin adına diktirildiği ve bölgenin adı hakkında bilgi veren yazıtlar içerdiğinden, birer belge niteliği de taşımaktadırlar.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi","dates":"H. 66-86 / M. 685-705.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"En: 30 cm, Boy: 40 cm, Kalınlık: 9 cm.","method_for_datation":"Kitabede adı geçen Abdülmelik ibn Mervan 66-86 / 685-705 yılları arasında halifelik yaptığı için bu zaman dilimine tarihlendirilmektedir.","method_for_provenance":"Envanter kayıtlarında 1884 yılında Eriha'daki Han el-Hatrura harabelerinden getirildiği belirtilmektedir. Ancak Han el-Hatrura ile Şam arası daha fazla olduğundan taşın daha kuzeyde bir noktadan oraya taşındığı düşünülmüştür.","provenance":"Eriha, Kudüs yakınları.","obtention":"Osmanlı hakimiyeti altındaki bölgelerde başlatılan kazı ve eser toplama çalışmaları ile 1884 yılında çinili Köşk'e gelen eser 1941 yılında Müze'ye getirilmiştir.","bibliography":"Clermont-Ganneau, C. “Notes d'épigraphie et l'histoire arabes,” Journal Asiatique (e serie IX avril-mai-juin) 1887, s.472-297. \n \nKerametli, C. “Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde Erken İslam Devrine Ait Kitabeler,” Şarkiyat Mecmuası VI (1965) İstanbul 1966, s.20. \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi,* Akbank, İstanbul 2002, s.32 \n \nVan Berchem, M. Materiaux pour un corpus inscriptionum arabicarum, deuxieme partie, Syrie du Sud, Tome Premier, Jerusalem “la ville”, le Caire 1922, s.17-18, no.1.","dynasty":"Emevi Dönemi","linkcatalogs":"IAM_JO_EN_001","materials":["Mermer, oyma tekniği."],"keywords":["miltaşı; mesafe taşı; mermer"],"author":"Gönül Tekeli"}}
|
|
1
|
+
{"026dea32-9637-5a90-8cb3-ddf63a376262":{"name":"Kıblenüma.","description":"Dairesel, kapaklı kutu formundadır. Ahşap üzerine lake (Edirnekari) tekniğinde yapılmıştır. Yüzeylerin süslemesinde kırmızı, pembe, siyah, mavi ve yeşil altın yaldız kullanılmıştır. Ana gövde üzerinde (kadran ) kadran ibresi ve pusula yer alır. Kıblenümanın etki alanları harita çizimleri ile belirtilmiştir. Alt bölümde ise haritada gösterilen coğrafi yer adları Arapça yazılmıştır. \n \nKapağın içinde üst bölümlerde yeşil zemin üstüne Mescid-ül Haram denilen şerefeli minareler, kubbeli revaklı avlusu içinde Kabe tasvir edilmiştir. Solunda Arafat ovasındaki kutsal mekanlar yer almaktadır. Sağ tarafta, ön planda cennet ve bereket meyvesi hurma ile zeytin ağaçları görülür. Arka plandaki boşluğu, kase içinde bolluk bereket sembolü nar tasvirleri doldurur. Narların arasından uzanan yapraklarla çerçevelenen kartuş zemini altın yaldızla boyanmıştır. İçinde gonca gül demeti bulunur. Hz. Muhammed'i sembolize ettiği bilinen gül demeti 18. yüzyıl Osmanlı edebiyat ve çiçek ressamlığının en sevilen motifidir. Dönemin süsleme unsurları olan tabak içindeki meyveler bolluk, bereket, ölümsüzlük, gerçeklik sembolüdür. Alt bölümde yazılı metinde İstanbul'da \"Barunü'l-Muhteri\" adlı sanatçı tarafından 1151 /1738 yılında yapıldığı ve aletin kullanımına ilişkin bilgiler yer alır. Kapağın dış yüzeyi altın yaldızlı zemin üzerine barok-rokoko üslubunda süslenmiştir. Akantus yaprakları ve kıvrım dallardan oluşan girlantlar arasında vazo içinde gül ve çiçek demetleri yer alır. Türk Rokokosu olarak da adlandırılan natüralist üslupta renklerin dengeli kullanımıyla işlenmiş çiçek demetleri arasında altı oval madalyon yerleştirilmiştir. Barok ve Rokoko üsluptaki madalyonların içi dönemin kalem işi duvar süslemelerinde görülen figürsüz manzara resimleri ile süslüdür. Göl manzaraları, kıyıda ağaçlar arasında evler, kasırlar, karşı kıyıdaki köy manzaraları derinlik etkisiyle verilmiştir. \n \nKıblenüma \"Kabe yönünü gösteren\" anlamına gelen elde taşınabilir büyüklükte yapılan astronomi aletlerindendir.","short_description":"Kıblenümalar, Müslümanların namaz kılarken ibadet yönüolan Kıble ve ibadet makamı olan Kâbe'yi gösteren, elde taşınabilir büyüklükte astronomi aletlerindendir. 13. / 19. yüzyıl sonlarına kadar kullanılmış olan kıblenümaların İstanbul üretimi olan bu örneği, Edirnekâri (lake) tekniğinde yapılmıştır.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","dates":"H. 1151 / M. 1738-39.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"Çap: 31 cm.","method_for_datation":"Kapağın iç yüzündeki kitabede H. 1151 / M. 1738-39 tarihi verilmektedir.","method_for_provenance":"Kapağın iç yüzündeki kitabede İstanbul'da üretildiği belirtilmiştir.","provenance":"İstanbul.","obtention":"Eser müzeye İzmir Hisar Camisinden 1951 yılında getirilmiştir.","bibliography":"ölçer, N. vd. *In Pursuit of Excellence*, Milan 1996, s.88. \n \nölçer, N. vd. *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul 2002, s.290-291.","artist":"Barunü’l-Muhteri.","dynasty":"Osmanlı Dönemi","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":["Ahşap üzerine lake tekniği (Edirnekari)."],"keywords":["Kıblenüma; Edirnekari; lake; Türk Rokokosu; astronomi aleti; hac"],"author":"Gönül Tekeli"},"23e8db58-0148-5dc3-98b4-98cb5313ba16":{"name":"Hac Vekaletnamesi.","description":"El yapımı, abadi kağıt üzerine çizilmiş, boyanmış ve yazılmış bir hac vekaletnamesidir. Zaman içinde çok yıpranmış olan vekaletname iki parçadır. Birinci parçanın baş kısmında olması gereken *Besmele* kısmı eksiktir. Dönemin halifesi Nasır ed-din Allah'ın (576-620 / 1180-1225) adını taşıyan sancak resminin sadece bir tanesi kalmıştır. Sancağın altında renkli boyalarla Arafat dağı çizilmiştir. İki tarafına konmuş şamdanlarla aydınlatan Arafat Dağı'nın dokusu, siyahla kontürlü renkli boyalarla betimlenmiştir. Dağın altında Makam-ı İbrahim, su kuyuları yer almaktadır. Bunların altında hac farizasını tamamlamakta önemli bir adım olan Muzdalifa'nın çizimi vardır. çizimler arasındaki boşluklara hac için yapılması gerekli işlemler yazı ile yazılarak da anlatılmıştır. Bundan sonra hac için önemli üçüncü mekan olan Mina betimlenmiştir. \n \nçok harap ve iki ayrı parçadan oluşan hac belgesinde esas ziyaretgah olan Kabe'nin tasviri maalesef ki eksiktir. Belgenin ikinci parçasında Merva ve Safa'nın çizimlerle anlatımı, hacıların, Hz. Muhammed'in mezarını ziyaret için gittikleri Medine şehri, hac sonrasında ziyaret edilmesi bir gelenek olan Kudüs şehri ve bu şehirdeki Mescit-ül Aksa resimli olarak anlatılmakta ve belge bitmektedir. Hac vekaletnamesi Galip adlı şahsın eşi Umm Abbas adına düzenlenmiştir. Vekil olarak hacca giden kişi ise Ahmed bin Fadl el-Endülüsi'dir. Hac vekaletnamesi 602 / 1206 tarihinde hazırlanmıştır. \n \nOrtaçağ koşullarında hacca gitmenin özellikle de kadınlar açısından zorluğu açık bir gerçektir. Bu nedenle hacca giden kişiler veya hacca vekil olarak bir başkasını gönderen kişiler, İslam'ın kutsal topraklarına gittiklerini ve hac farizasını eksiksiz yerine getirdiklerini kanıtlamak ve belki de bunu kendilerinden sonraki nesillere bırakmak amacı ile bir belge sahibi olmak istemişlerdir. Bu amaçla hazırlandığını düşündüğümüz hac ve hac vekalet belgeleri, gerek hac ritüelini anlatması, gerek çizimlerle kutsal yerleri tanıtması, gerekse dönem sosyal yaşamını belgelemesi açısından çok değerli belgelerdir.","short_description":"Hac belgeleri, Orta çağın zorlu koşullarında kutsal topraklara yapılan seyahati ve Kâbe'nin tavafı ile sonuçlanan hac farizasını belgeleyen sertifikalardır. Bu sertifikalarda ziyaretçinin kimliği, gezdiği yerler ve yaptığı ibadetler resimlerle zenginleştirilerek anlatılmaktadır.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","initial_owner":"Umm Abbas.","dates":"H. 602 / M. 1206","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"4737: yük: 55 cm. gen: 26,5cm.; 4746: yük:51 cm. gen: 26,5 cm.","method_for_datation":"Hac belgesi üzerindeki tarih kaydı vardır: Hicri 602 / Miladi 1206. Ayrıca yazı karakteri, dönem halifesinin adı da tarihlendirme için temel olmuştur.","obtention":"İstanbul şehremini (Belediye Başkanı) ve Evkaf-ı İslamiye Müzesi idare meclisi üyesi olan İsmet Bey bir gezi dolayısıyla gittiği Şam'da Emeviye Camii'ni gezerken, Camii'nin “Kubbe tül Hazine” adlı odasında gördüğü Kur'anların İstanbul' a getirilerek incelenmesini istemiştir. 1914 yılından önce İstanbul'a getirilen ve tasnif edilen bu Kur'anlar arasında bulunan hac belgeleri de diğer eserlerle birlikte Müze kayıtlarına geçirilmiştir.","bibliography":"Aksoy, Ş. - Milstein, R. “A Collection of Thirteen Century Illustrated Hajj Certificates. *M. Uğur Derman 65th Birthday Festschrift*. İstanbul, 2000, 73-134. \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul, 2002, 82-83.","dynasty":"Eyyubi dönemi","materials":[],"keywords":["hac"],"author":"Şule Aksoy"},"32434888-ecb9-5b5b-bdc6-bc81ab4851b0":{"name":"Topkapı Sarayı.","alternate_name":"Saray-ı Hümayun; Saray-ı Cedide-i Amire; Yeni Saray.","description":"Topkapı Sarayı (Saray-ı Hümayun, Saray-ı Cedide-i Amire, Yeni Saray) İstanbul Yarımadası'nın bir yandan Haliç'e, diğer yandan Boğaziçi ve Marmara'ya egemen olan bölümünde kurulmuştur. Sarayın en eski deniz kapısı olan Top Kapısı'nın ardında II. Mahmud tarafından yaptırılan ahşap sarayın bir yangında yok olması ile adı Yeni Saray'a verilmiştir. Saray, ana girişi Ayasofya tarafındaki Bâb-ı Hümayun olan Sur-ı Sultani tarafından kara ve deniz yönünden kuşatılır. Sarayın planı genel düzenleme bakımından Edirme Sarayı'nı anımsatmaktadır. Yaklaşık 700.000 metrekarelik bir alana yayılan sarayda ilk yapılaşma II. Mehmed döneminde (855-886 / 1451-1481) başlamış, daha sonra tahta geçen sultanlar tarafından ekletilen yapılarla büyük bir yapılar topluluğu haline gelmiştir. Topkapı Sarayı'nda birçok sarayda görülen aksiyal düzenlemeye gidilmemiştir. Bu yapı grubunun, mimari bir bütün oluşturmaktan çok, öğeleri zaman içinde değişikliğe uğrayan küçük bir kent olarak geliştiği görülmektedir. II. Mehmed döneminde sarayın üç ana avluya dayanan planı oluşturulmuş ve anıtsal kapılar inşa edilmiştir. Sarayın ana kapısı olan Bâb-ı Hümayun'dan geçilerek ulaşılan ve Alay Meydanı adı verilen birinci avluda Aya İrini Kilisesi, Alay Köşkü ve çinili Köşk yer almaktadır. Burada, çeşitli işlevlere yönelik olarak yapılan birçok yapı inşa edilmiş, ancak bu yapılar günümüze gelememiştir. Birinci avlu, Bâbüsselam (Orta Kapı) ile Divan Meydanı adı verilen ikinci avluya açılır. Burada bulunan başlıca yapılar, saray mutfakları, Has Ahırlar, Kubbealtı ve Adalet Kasrı'dır. Bâbüssaade (Akağalar Kapısı) ile sarayın Enderun bölümüne geçilir. Enderun Meydanı denilen üçüncü avluda bulunan önemli birimler arasında padişahın, elçileri kabulü sırasında kullandığı Arz Odası, sonradan Hırka-i Saadet Dairesi olan Has Oda ile Fatih Köşkü ve III. Ahmed Kütüphanesi yer almaktadır. Bağımsız köşklerin yer aldığı dördüncü avluya geçiş ise hafif eğimli bir yolla sağlanmıştır. IV. Murad tarafından yaptırılan Bağdat ve Revan Köşkleri, I. İbrahim'in yaptırdığı Sünnet Odası gibi Osmanlı sivil mimarisinin en seçkin örneklerini oluşturan bağımsız köşkler, sarayın bu bölümünde toplanmıştır. Topkapı Sarayı'na son eklenen yapı ise, Abdülmecid dönemine (1255-1278 / 1839-1861) tarihlenen Mecidiye Köşkü'dür. Padişah ile ailesinin birlikte yaşadığı Harem bölümü ise bu saray bütünlüğü içinde başlıbaşına bir kent görünümü taşımaktadır. Harem Dairesi'nde bugün görülen en eski bölümler III. Murad dönemine aittir. Harem'e giriş kapılarından biri olan ve ikinci avluya Kubbealtı'nın yanından açılan Araba Kapısı'nın üzerindeki kitabede 1588 tarihi yer almaktadır. Topkapı Sarayı'nın zaman içinde geçirdiği değişiklikler ve yapılan eklemeler, bir yandan dönemin bezeme üslubunu yansıtırken, diğer yandan sarayın geçirdiği aşamaları izleme olanağı tanımaktadır. 13. / 19. yüzyılda Dolmabahçe Sarayı'nın yapımına kadar geçen sürede Osmanlı saray ve konut mimarisinin tüm özelliklerini barındıran Topkapı Sarayı, II. Mehmed'den Abdülmecid'e kadar Osmanlı sultanlarının resmi konutu olmuş, 3 Nisan 1924 tarihinde müze haline getirilmiştir.","short_description":"Yaklaşık 400 yıl Osmanlı Devletinin yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı, dünyanın en eski saraylarından biridir. İstanbul Yarımadası'nda kurulan saray, Haliç, Marmara Denizi ve Boğaziçi'ni gören eşsiz bir konumdadır. Topkapı Sarayı, Avrupa Saraylarından farklı olarak tek bir binadan oluşmamaktadır. Osmanlı sivil mimarisinin en seçkin örnekleri olan çeşitli köşk ve dairelerin oluşturduğu küçük bir kent görünümündedir. 1924 yılından bu yana müze olarak kullanılan sarayda, sergilenen eserlerin pek çoğu dünyada eşi-benzeri olmayan şaheserlerdir.","dates":"II. Mehmed döneminde inşa edilmeye başlanmıştır, eklenen son yapı Abdülmecid dönemine (1839-1861) tarihlenmektedir.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","method_for_datation":"Sarayın yapımına ilişkin kayıtlar ve arşiv belgeleri ile yapılarda yer alan kitabeler tarihlendirme konusunda yararlanılan kaynakların başında gelmektedir. Ayrıca yabancı gezginlerin seyahatnameleri ve resimleri ile tarihçilerin yazmış oldukları eserler de tarihlendirme konusunda başvurulan önemli kaynaklardır. Sarayın sürekli olarak değişikliğe uğramış bazı bölümleri yalnızca bezemeleriyle tarihlenmiş, ancak yapılan değişikliklerin gerçek kronolojisi kesin olarak belirlenememiştir.","bibliography":"Anhegger, M. *Topkapı Sarayı'nda Padişah Evi (Harem)*, İstanbul, 1986. \n \nEldem, S.H.-Akozan, F. *Topkapı Sarayı-Mimari bir Araştırma*, İstanbul, 1982. \n \nErkins, Z. *Topkapı Sarayı*, İstanbul, 1959. \n \nKuban, D., “Topkapı Sarayı”, *İstanbul Ansiklopedisi*, C.VII, İstanbul, 1994, 280-290. \n \nSözen, M. *Devletin Evi Saray*, İstanbul, 1990.","patrons":"II. Mehmed tarafından başlatılarak sonraki sultanlar tarafından sürdürülmüş, son ekleme Abdülmecid döneminde yapılmıştır.","dynasty":"Osmanlı Dönemi.","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":[],"keywords":["İstanbul; Osmanlı mimarisi; Topkapı; saray; harem dairesi; köşk"],"author":"Semra Daşçı"},"66dee6a2-095c-5e95-9ab7-3051179223bf":{"name":"Zübdetü’t-Tevarih","description":"Eser, ince aharlı kağıt üzerine iri nesih hat ve siyah mürekkeple, 90 yaprak halinde Türkçe yazılmıştır. İçinde konuyla ilgili olarak, bazı sayfalarda tek bazı sayfalarda ise çift minyatür olmak üzere 55 adet minyatür bulunmaktadır. Eserin 1b-2a sayfalarında yuvarlak iki madalyon içine eserin Sultan III. Murad'ın hazinesi için hazırlandığı ve eserin konusu yazılmıştır. 37 satır halinde yazılan metnin serlevhası ve bölüm başlıkları tezhiplidir. Serlevha ve bölüm başlıklarındaki tezhiplerde hatayi ve rumi üslubundaki bitkisel kompozisyonlar, ilk sayfadaki madalyonlar etrafında ise halkar bezeme görülür. \n \nEserin koyu yeşil renkli cildi lakedir (Edirnekari). Ağırlıklı olarak kullanılan altın ve gümüş yaldızla renklendirilen dış kapaklar halkâr bezeme ile, iç kapaklar ise salbek, köşebent ve şemselerden oluşan düzenlemelerle süslenmiştir. Orijinal değildir. \n \nSarayın Şehnamecisi Seyyid Lokman Aşuri tarafından yazılan eser iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm: evren ve burçlar kuşağı ile başlamakta, Tevrat, İncil ve Kur'an kaynak alınarak peygamber ve dine hizmet etmiş kişilerin hayat hikayelerinin resimlerle anlatılmasıyla devam etmektedir. Hz. Muhammed, Dört Halife Devri, Emeviler, Abbasiler, Erken İslam dönemi, Gazneli, İlhanlı, Selçuklu ve Timurlular gibi Müslüman devletlerin sultanlarının ve devlet adamlarının secereleriyle birinci bölüm sona ermektedir. İkinci bölümde Osmanlı Devleti'nin kurucusu Sultan Osman'dan başlayarak Sultan III. Murad'a kadar hüküm süren Osmanlı sultanlarının portreleri yer almaktadır. Bu sultanlar döneminde yaşanan siyasi olayların anlatılmasıyla ikinci bölüm son bulmaktadır. \n \nSultan III. Murad (H. 982-1003/ M. 1574-1595)'ın hazinesi için hazırlanan bu eser gerek minyatür üslubundaki kalite, gerekse cildi ve hattı ile Osmanlı sanatı içinde bir sultan hazinesi için hazırlanan başyapıtlardan biridir.","short_description":"Sultan III. Murad'ın emri ile ünlü tarihçi Seyyid Lokman tarafından yazılan, ünlü nakkaşlar Molla Kasım ve üstat Osman tarafından resimlenen, yaradılıştan itibaren Peygamberleri, İslamiyet'in doğuşunu ve devletlerin tarihini anlatan eser, Osmanlı resim sanatı'nın ünik eserlerinden biridir.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi.","initial_owner":"Sultan III. Murad (H. 982-1003/ M. 1574-1595).","dates":"H. 993 / M. 1583.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"Boy: 64.7 cm. En: 41.3 cm.","method_for_datation":"Eser üzerinde Sultan III. Murad (H. 982-1003/ M.1574-1595)'ın hazinesi için H. 993 / M. 1583 tarihinde hazırlandığı belirtilmektedir.","method_for_provenance":"Sultanın emriyle İstanbul'da yazılmış olmalıdır.","provenance":"İstanbul.","obtention":"Sultan I. Abdülaziz'in annesi Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Valide Sultan Sultan (öl: H. 1300 / M. 1883 - Valide Sultanlığı: 1861-1876)'ın İstanbul-Aksaray'da yaptırdığı külliyenin kütüphanesinden 1915 yılında getirilmiştir.","bibliography":"Aksoy, Ş., Zübdetü't Tevarih Sultan III. Murad için Hazırlanan bir Şehname, *P. Art, Culture, Antique*, 3 (1996) s. 17-37. \n \n*In Pursuit 0f Excellence*, İstanbul 1993, s.42, Pl. 19A-E, s: 52-56 \n \nRenda, G., “New Light on the Painters of the Zubdat at Tawarikh in the Museum of Turkish and Islamic Arts in Istanbul”, *Fourth International Congress of Turkish Art, s.183-200.* \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi*, İstanbul, 2002, s. 272-75.","artist":"Hattat: Seyyid Lokman Aşuri; Nakkaşlar: es-Seyyid Lütfi, Molla Kasım ve Üstad Osman ve ekibi.","dynasty":"Osmanlı Dönemi","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":["Aharlı kağıt, mürekkep, suluboya, altın yaldız, ciltte lake tekniği kullanılmıştır."],"keywords":["Kağıt; altın (yaldız); mürekkep; suluboya; lake; boyama; Edirnekari; burçlar"],"author":"Sevgi Kutluay"},"73a186bf-c916-5473-94f8-30aa969e3624":{"name":"Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi.","description":"Payas, Anadolu'yu Ortadoğu'ya bağlayan yol üzerinde yer alan bir liman kentidir. Stratejik önemi nedeniyle çeşitli uygarlıklara sahne olmuş, 1516'da Mercidabık Seferi sonucunda Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu ile Ortadoğu ülkeleri arasında gelişen ticari ilişkiler ve hac güzergahı üzerinde bulunması, Payas'ın önemini daha da arttırmıştır. Bu stratejik noktayı donatmak ve yolcuların gereksinimlerini karşılamak amacıyla Sultan II. Selim, Payas'ta bir külliye yapımını emretmiştir. Külliyenin yapımını üstlenen Sokullu Mehmed Paşa, inşaat için Mimar Sinan'ı görevlendirmiştir. \n \nOsmanlı fethinden sonra, eski bir kalenin yerine yeniden inşa edildiği kabul edilen bir kalenin yanına kurulan külliye, yaklaşık 700 x 250 metrelik bir alana oturmaktadır. Külliyenin merkezinde, kuzey-güney yönlü bir arasta yer alır. 115 x 15m. boyutlarındaki arasta, ortasında dua kubbesi bulunan tonozla örtülü bir koridorun iki yanına yerleştirilmiş 48 dükkandan oluşmaktadır. Arastanın doğusuna kervansaray, imaret ve tabhane gibi konaklama amaçlı yapılar, batısına ise cami, sıbyan mektebi, medrese ve hamam gibi ibadet, eğitim ve temizlik amaçlı yapılar yerleştirilmiştir. \n \nKervansaray, kare şekilli bir avlunun kuzey, güney ve doğusuna yerleştirilmiş revaklar ve gerisindeki çapraz tonozlarla örtülü ahırdan oluşmaktadır. Kervansarayın güneyinde yer alan imaret, revaklı bir avlunun doğu ve batısına yerleştirilmiş dört kapalı mekana sahiptir. özel konukların ağırlandığı dört odadan oluşan tabhane ise kervansarayın batısında, arastaya bitişik konumdadır. \n \nHamam, arastanın kuzeybatısındadır. Bir çifte hamam olarak düzenlenmiş olan yapının erkekler kısmı “dört eyvanlı ve dört köşe hücreli”, kadınlar kısmı ise “yıldızvari” planlı birer sıcaklığa sahiptir. Erkekler kısmı sıcaklığının batı duvarına bitişik olarak inşa edilen sıbyan mektebi, güneyinde üç birimli bir revak bulunan, kubbeli iki kare mekandan oluşmaktadır. \n \nArastanın güneybatısında yer alan medrese ve cami, ortak bir avluyu paylaşmaktadır. Avluya kuzeydeki bir açıklıktan girilebildiği gibi arastadan da ulaşılabilmektedir. Medrese, üç yönden revaklarla çevrelenmiş 21 hücreden oluşmaktadır. \n \nCami, haçvari planlı bir harim, kuzeyindeki sekiz birimli son cemaat yeri ve kuzeybatı köşesindeki minareden oluşmaktadır. Harim, merkezde bir kubbeyle örtülmüş, dört yönden çapraz tonozlu eyvanlarla genişletilmiştir. \n \nKülliyedeki tüm yapıların beden duvarları kesme taşlarla kaplanmıştır. özellikle caminin taçkapı ve mihrabında olmak üzere, külliyedeki çeşitli yapıların girişlerinde görülen iki renkli taş işçiliğini Mısır ve Suriye kökenli Memluk ve Zengi geleneklerine bağlamak mümkündür. \n \nKülliyeyi oluşturan yapılardan cami, günümüzde ibadet işlevini sürdürmektedir. Diğer yapılar ise kullanılmamakta, ancak ziyaret edilebilmektedir.","short_description":"Anadolu'yu Ortadoğu'ya bağlayan yol üzerinde bulunması nedeniyle stratejik öneme sahip bir liman kenti olan Payas'ta yer alan Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi, merkezdeki arastanın iki yanına yerleştirilmiş cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, kervansaray, imaret ve tabhane gibi çok sayıda yapıdan oluşan kapsamlı bir külliyedir.","dates":"H. 982 / M. 1574.","location":"Payas-Dörtyol","province":"Hatay","method_for_datation":"Kervansarayın taçkapısı üzerindeki kitabeden külliyenin 982/1574 yılında Sultan II. Selim'in emriyle Sokullu Mehmed Paşa tarafından inşa ettirildiği anlaşılmaktadır.","bibliography":"Aslanapa, O., *Osmanlı Devri Mimarisi*, İstanbul, 1986. \n \nKuran, A., *Mimar Sinan*, İstanbul, 1986. \n \nMüderrisoğlu, F., “Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğu Akdeniz'deki İskelesi Payas ve Sokullu Mehmed Paşa Menzil Külliyesi”, \n \n*Dokuzuncu Milletlerarası Türk Sanatları Kongresi (23-27 Eylül 1991), Bildiriler, C.2*, Ankara 1995, s.513-524. \n \nSözen M., *Türk Mimarisinin Gelişimi ve Mimar Sinan*, İstanbul, 1975.","patrons":"Sokullu Mehmed Paşa (sadrazamlığı H. 972-986 / M. 1564-1578).","architects":"Mimar Sinan.","dynasty":"Klasik Osmanlı Dönemi.","linkcatalogs":"IAM_TR_TR_001","materials":[],"keywords":["Payas; Külliye; Sokullu Mehmed Paşa; Mimar Sinan; Arasta; Mısır ve Suriye; Memluk ve Zengi"],"author":"Şakir Çakmak"},"f542a798-8c47-5278-ad25-50059baf16a0":{"name":"Mesafe taşı (Miltaşı).","description":"5\\. Emevi Halifesi Abdülmelik ibn Mervan (66-86 / 685-705) zamanına ait mesafe taşıdır. Genellikle Hac ve ticaret yolları üzerine iki merkez arasındaki uzaklığı belirlemek için dikilen mesafe taşlarındandır. Kitabe, kareye yakın miltaşı üzerine oyma tekniğinde işlenmiştir. Taş üzerindeki sekiz satırlık kitabe kufi hatla yazılmıştır. Üst bölümü kırık ve eksik olan mesafe taşının kitabe metni tam olarak okunamamaktadır. Okunabilen satırlarda, “Allah'ın kulu, müminlerin emiri Abdülmelik, Allah'ın rahmeti üzerine olsun, bu taşı diktirdi. Şam ile burası arası 109 mildir,” yazılıdır. \n \nEmeviler döneminden günümüze çok az sayıda kitabe ulaşmıştır. Bununla birlikte günümüze gelebilmiş bu kitabeler, Erken İslam Döneminde kullanılan kufi yazının taş üzerindeki gelişimini göstermesi bakımından büyük önem taşır.","short_description":"Mesafe taşları, İslamiyet'in ilk yıllarında, önemli ticaret ve hac yolları üzerinde yer alan merkezler arasındaki uzaklığı belirtmek amacıyla dikilirlerdi. Bu taşlar, tarih, kimin adına diktirildiği ve bölgenin adı hakkında bilgi veren yazıtlar içerdiğinden, birer belge niteliği de taşımaktadırlar.","holder":"Türk ve İslam Eserleri Müzesi","dates":"H. 66-86 / M. 685-705.","location":"Sultanahmet","province":"İstanbul","dimensions":"En: 30 cm, Boy: 40 cm, Kalınlık: 9 cm.","method_for_datation":"Kitabede adı geçen Abdülmelik ibn Mervan 66-86 / 685-705 yılları arasında halifelik yaptığı için bu zaman dilimine tarihlendirilmektedir.","method_for_provenance":"Envanter kayıtlarında 1884 yılında Eriha'daki Han el-Hatrura harabelerinden getirildiği belirtilmektedir. Ancak Han el-Hatrura ile Şam arası daha fazla olduğundan taşın daha kuzeyde bir noktadan oraya taşındığı düşünülmüştür.","provenance":"Eriha, Kudüs yakınları.","obtention":"Osmanlı hakimiyeti altındaki bölgelerde başlatılan kazı ve eser toplama çalışmaları ile 1884 yılında çinili Köşk'e gelen eser 1941 yılında Müze'ye getirilmiştir.","bibliography":"Clermont-Ganneau, C. “Notes d'épigraphie et l'histoire arabes,” Journal Asiatique (e serie IX avril-mai-juin) 1887, s.472-297. \n \nKerametli, C. “Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde Erken İslam Devrine Ait Kitabeler,” Şarkiyat Mecmuası VI (1965) İstanbul 1966, s.20. \n \nölçer, N. vd, *Türk ve İslam Eserleri Müzesi,* Akbank, İstanbul 2002, s.32 \n \nVan Berchem, M. Materiaux pour un corpus inscriptionum arabicarum, deuxieme partie, Syrie du Sud, Tome Premier, Jerusalem “la ville”, le Caire 1922, s.17-18, no.1.","dynasty":"Emevi Dönemi","linkcatalogs":"IAM_JO_EN_001","materials":["Mermer, oyma tekniği."],"keywords":["miltaşı; mesafe taşı; mermer"],"author":"Gönül Tekeli"}}
|