@museumwnf/islamicart-data 1.0.42 → 1.0.44

This diff represents the content of publicly available package versions that have been released to one of the supported registries. The information contained in this diff is provided for informational purposes only and reflects changes between package versions as they appear in their respective public registries.
Files changed (41) hide show
  1. package/items.json +1 -1
  2. package/languages.json +1 -1
  3. package/manifest.json +1 -1
  4. package/package.json +2 -2
  5. package/partners.json +1 -1
  6. package/translations/collections.ar.json +1 -1
  7. package/translations/collections.de.json +1 -1
  8. package/translations/collections.en.json +1 -1
  9. package/translations/collections.es.json +1 -1
  10. package/translations/collections.fr.json +1 -1
  11. package/translations/collections.it.json +1 -1
  12. package/translations/collections.pt.json +1 -1
  13. package/translations/collections.se.json +1 -1
  14. package/translations/collections.tr.json +1 -1
  15. package/translations/countries.ar.json +1 -1
  16. package/translations/countries.cs.json +1 -1
  17. package/translations/countries.de.json +1 -1
  18. package/translations/countries.en.json +1 -1
  19. package/translations/countries.es.json +1 -1
  20. package/translations/countries.fr.json +1 -1
  21. package/translations/countries.it.json +1 -1
  22. package/translations/countries.pt.json +1 -1
  23. package/translations/countries.se.json +1 -1
  24. package/translations/countries.tr.json +1 -1
  25. package/translations/dynasties.ar.json +1 -1
  26. package/translations/dynasties.en.json +1 -1
  27. package/translations/dynasties.es.json +1 -1
  28. package/translations/dynasties.fr.json +1 -1
  29. package/translations/dynasties.tr.json +1 -1
  30. package/translations/partners.ar.json +1 -1
  31. package/translations/partners.de.json +1 -1
  32. package/translations/partners.en.json +1 -1
  33. package/translations/partners.es.json +1 -1
  34. package/translations/partners.fr.json +1 -1
  35. package/translations/partners.it.json +1 -1
  36. package/translations/partners.pt.json +1 -1
  37. package/translations/partners.tr.json +1 -1
  38. package/translations/timeline_events.ar.json +1 -1
  39. package/translations/timeline_events.en.json +1 -1
  40. package/translations/timeline_events.es.json +1 -1
  41. package/translations/timeline_events.fr.json +1 -1
@@ -1 +1 @@
1
- {"c7c31af2-858e-50e7-bf30-0bfb5bbe434e":{"name":"Mervaniler","also_known_as":"","area":"","history":"Mervani Emirliği’nin, X. yüzyıl sonunda Humeydi aşiretinden El Bad ya da El Baz adlı bir kişi tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Yöreye egemen olan El Bad, Büveyhilerin gücünü yitirmesi üzerine öncelikle Erciş’i, daha sonra 984’de Diyarbakır, Nusaybin, Silvan ve Musul’u almıştı. Bağdat’ı da ele geçirmek istemiş, başarılı olamayınca Musul’u da terk etmek zorunda kalmıştı. 990’da Musul’a yönelik bir sefer düzenleyen El Bad, Hamdanilere yenilerek savaşta ölmüştü. Yerine geçen yeğeni Hasan bin Mervan kısa bir süre tahtta kalmış, ancak Hamdanileri yenerek, emirliğin gücünü arttırmıştı. 997’de tahta çıkan Mumehhidü’d Devle Said, 1011’de kardeşi Nasıru’d Devle Ahmed (Ebu Nasr) tarafından tahttan indirilmişti. \n1061 yılına tahtta kalan Ebu Nasr dönemi, Mervanilerin en parlak dönemiydi. Bizanslılar ve Fatımilerle iyi ilişkiler kuran Ebu Nasr döneminde, başta Diyarbakır’da olmak üzere, Silvan, Nusaybin ve Hasankeyf gibi kentlerde pek çok yapı inşa edildi. Ebu Nasr’ın 1061’de ölümü kargaşaya yol açtı. Mervani toprakları Ebu Nasr’ın oğulları II. Said ve Nizamü’d Devle Nasr arasında paylaşıldı. II. Said Diyarbakır’da, Nizamü’d Devle Nasr ise Silvan’da hüküm sürdü. 1063’de Diyarbakır’ı ele geçiren Nizamü’d Devle Nasr, 1071’de Büyük Selçuklu egemenliğini kabul etti. 1079’da yerine geçen oğlu Mansur, son Mervani emiri oldu. Mervani toprakları, 1085’de Sultan Melikşah döneminde Büyük Selçuklu topraklarına katıldı. \n \nYazan: Şakir Çakmak","date_description_ah":"AH 372–478","date_description_ad":"AD 983–1085"},"3a4c0fa1-5210-599f-a547-183a680930c7":{"name":"Menteşe Beyliği","also_known_as":"","area":"","history":"Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında, Moğollardan Batı Anadolu’ya kaçan Menteşe Bey yönetimindeki bir grup Türkmen, 1261’den itibaren Antalya üzerinden Antik Karia bölgesine akınlar düzenleme başladı. Muğla çevresini ele geçiren Menteşe Bey, 1282’de Aydın çevresini de alarak Güneybatı Anadolu’nun büyük bir kısmına hakim oldu. Menteşe Beyliğinin başkenti Beçin’di. Muğla, Milas, Balat, Çine, Tavas, Fethiye ve Eskihisar önemli kentlerindendi. \nMenteşe Beyliği, diğer Türkmen beyliklerinden farklı olarak, Akdeniz ve Ege sahillerinde söz sahibi, güçlü bir donanmaya sahipti. Menteşe Bey’in 1282’de ölümünden sonra yerine geçen oğlu Mesud Bey, 1300’de Rodos’u ele geçirdi. Rodos, Sen Jan Şövalyeleri tarafından 1314’de geri alındı. Mesud Bey’in 1320’de ölümü üzerine yerine geçen Orhan Bey, Rodos’u geri almak için uğraşsa da başarılı olamadı. 1340’larda beyliğin başına geçen İbrahim Bey 1360’larda öldü. Beyliğin toprakları, üç oğlu arasında paylaştırıldı. Beçin, Milas ve Balat Musa Bey’e, Muğla ve Çine Mehmed Bey’e, Fethiye ve Marmaris ise Ahmed Gazi’ye verildi. Ahmed Gazi’nin kısa bir süre sonra Beçin ve Milas’ı ele geçirmesi ve Musa Bey’in ölümü üzerine beylik iki kola bölündü. Ahmed Gazi Beçin ve Milas, Mehmed Bey ise Balat, Muğla ve Çine emiri oldu. \nYıldırım Bayezid’in 1390’da düzenlediği sefer sonunda Menteşe Beyliği toprakları Osmanlı hakimiyetine girdi. Ahmed Gazi 1391’de öldü. Ankara Savaşı’nda (1402) Yıldırım Bayezid’i yenen Timur, diğer Anadolu beylikleriyle birlikte Menteşe Beyliği’ne de egemenliğini geri verdi. Beyliğinin başına geri dönen Mehmed Bey kısa bir süre sonra ölünce yerine oğlu İlyas Bey geçti. İlyas Bey 1414’de Osmanlı Sultanı Çelebi Sultan Mehmed’in hakimiyetini kabul etti. Osmanlı Sultanı II. Murad 1424’de Menteşe topraklarını alarak beyliğe resmen son verdi. \nMenteşe Beyleri, sahip oldukları kentlerde çok sayıda anıtsal yapı inşa ettirdiler. Milas’taki Ulu Cami, Beçin’deki Ahmed Gazi Medresesi ve Balat’taki İlyas Bey Camii beyliğe ait önemli yapılardandır.","date_description_ah":"AH 681–847","date_description_ad":"AD 1282–1424"},"29eaeead-971d-5ced-a2f3-a650a47f04ff":{"name":"Safeviler","also_known_as":"","area":"","history":"Türk kökenli Safevi hanedanı, 1252-1334 yılları arasında Erdebil’de (İran) yaşayan dini lider Safiyyüddin Erdebili tarafından kurulmuş ve Erdebili’nin düşünceleri kısa bir süre içinde Anadolu, İran, ve Irak’ta yaygınlaşmıştı. Başta Timur olmak üzere, Osmanlı ve Akkoyunlu sultanlarının da desteğini alan Safevi hanedanı, Erdebili’nin torunlarından Hoca Ali döneminde güçlendi. Hoca Ali’nin torunu Şeyh Cüneyd’in Karakoyunlularla Memlukluların iç işlerine müdahale etmesi bu devletlerle ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. XV. yüzyıl sonunda Akkoyunlularla da ilişkileri bozulan ve dağılan Safeviler, kısa bir süre içinde toparlandılar ve 1501’de İsmail bin Haydar (Şah İsmail) Safevi Devletini kurdu. Tebriz başkent ilan edildi. \nŞiiliği benimseyen Safeviler, İran, Irak, Kafkasya ve Doğu Anadolu’yu kapsayan geniş bir coğrafyaya egemen oldular. Osmanlı Sultanı I. Selim, 1514’de Çaldıran Savaşında Şah İsmail’i ağır bir yenilgiye uğrattı. 1524’de ölen Şah İsmail’in yerine tahta çıkan oğlu Şah Tahmasb döneminde Kazvin başkent ilan edildi. Şah Tahmasb’tan sonra sırasıyla İsmail Mirza, Hamza Mirza, Şah Abbas, Sam Mirza, II. Abbas, Şah I. Süleyman, Şah Hüseyin, II. Tahmasb ve son olarak III. Abbas, Safevi Devletini yönetti. Avşar kökenli bir komutan olan Nadir Şah, 1737’de Safevi Devletini ortadan kaldırarak İran’ı ele geçirdi. \n250 yıla yakın bir süre hüküm süren Safeviler, özellikle İran’da çok sayıda anıtsal yapı inşa ettirdiler. İsfahan’daki Cihil Sütun ve Heşt Behişt sarayları ile Ali Kapı Köşkü, Mescid-i Şah ve Şeyh Lütfullah camileri bu dönemde inşa edilmiş önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 907–1150","date_description_ad":"AD 1501–1737"},"275fd924-3ed6-5493-ba0f-732cc27640a1":{"name":"Timurlular","also_known_as":"","area":"","history":"Timuroğulları ya da Timurlular adlarıyla da bilinen Timur İmparatorluğu’nun kurucusu olan Timur, Türkistan’da Çağatay Hanlığı’na bağlı olarak yaşayan Barlas boyunun beyi Turagay’ın oğluydu. 1360’da babasının, 1361’de amcasının ölümü üzerine önce Barlas boyunun başına geçen Timur, kısa zamanda güçlenerek 1370’de Çağatay Devleti’nin Emiri ilan edildi ve Timurlu Devleti’ni kurdu. Semerkant’ı başkent yaptı. \nKısa bir süre içinde Azerbaycan, Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Anadolu, Hindistan ve daha bir çok ülkeyi ele geçirerek, Hindistan’dan Şam’a, Basra Körfezi’nden Aral Gölü ve Anadolu’ya kadar yayılan geniş bir coğrafyaya egemen oldu. \n1402’de meydana gelen Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’i yenerek Osmanlı Devleti’ni sarsan Timur, 1405’de Çin’e düzenlediği sefer sırasında öldü. \nTimur’un ölümüyle birlikte baş gösteren taht kavgaları, imparatorluğu sarstı. 1409-1447 yılları arasında tahtta kalan Şah Ruh, aynı zamanda bir astronom olan oğlu Uluğ Bey’i Semerkant’ta bırakarak, başkenti Herat’a taşıdı. Bu süre içinde Herat ve Semerkant muhteşem yapılarla donatılarak birer bilim ve kültür merkezi haline geldi. Şah Ruh’un yerine tahta geçen Uluğ Bey’in 1449’da öldürülmesiyle baş gösteren kargaşa, 1451’de Ebu Said’in tahta çıkmasıyla sona erdi. 1470’e kadar tahtta kalan Ebu Said’in yerine geçen oğlu Hüseyin Baykara döneminde de parlak yıllar yaşayan Timurlu İmparatorluğu, 1505’de Özbekler (Şeybaniler) tarafından ortadan kaldırıldı. \nTimurlular, başta Semerkant ve Herat olmak üzere Buhara, Meşhed, Tebriz, Belh, Yezd gibi şehirlerde bir çok anıtsal yapı inşa ettiler. Semerkant ve Buhara’daki Uluğ Bey Külliyeleri, Tebriz’deki Gök Mescid, Semerkant’daki Şah Zinde Türbeler topluluğu, Yesi’deki Hoca Ahmed Yesevi Külliyesi ve Semerkant’daki Bibi Hanım Camisi bu döneme ait önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 771-911","date_description_ad":"AD 1370-1505"},"cbabc258-58fd-5884-a46b-2deacf873f40":{"name":"Artuklular","also_known_as":"","area":"","history":"Anadolu’nun fethinde büyük katkıları bulunan Türkmen komutanlarından Artuk Bey tarafından kurulduğu kabul edilen Artuklu Beyliği, Güneydoğu Anadolu, Irak ve Kuzey Suriye’de hüküm sürmüştür. Anadolu’nun fethinden sonra Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından Kudüs Valiliğine atanan Artuk Bey’in 1091’de öldüğü; yerine oğulları Necmeddin İlgazi ve I. Sökmen atandığı bilinmektedir. \nArtuklu Beyliği varlığını üç ayrı kol halinde sürdürmüştür. Bunlardan ilki Artuk Bey’in oğlu I. Sökmen tarafından Hasankeyf’te kurulmuştur. Artukluların 1101-1231 yılları arasında hüküm süren bu kolu Sökmenliler adıyla da bilinmektedir. Diyarbakır’ı da elinde bulunduran Hasankeyf Artukluları, 1231’de Eyyubi Sultanı Melik Kamil tarafından ortadan kaldırılmıştır. \nArtukluların ikinci kolu Artuk Bey’in diğer oğlu Necmeddin İlgazi tarafından 1108’de Mardin’de kurulmuş ve 1409’a kadar varlığını sürdürmüştür. İlgaziler adıyla da bilinen Mardin Artukluları Mardin’in yanı sıra Silvan (Meyyafarıkin), Kızıltepe (Dunaysır) ve Halep’i de ellerinde bulunduruyorlardı. Mardin Artukluları 1409’da Karakoyunlular tarafından ortadan kaldırıldı. \nArtukluların üçüncü kolu, 1185’te İmadeddin Ebubekir tarafından Harput’ta kurulmuştur. Bu tarihe kadar Harput ve çevresinin Hasankeyf Artuklularının yönetiminde olduğu bilinmektedir. Sultan I. Alaeddin Keykubad 1233’de Harput ve çevresini Anadolu Selçuklu topraklarına katarak, beyliğin bu kolunu ortadan kaldırmıştır. \nMardin, Hasankeyf, Diyarbakır, Silvan, Harput ve Kızıltepe gibi önemli Artuklu kentlerinde, bu beylik dönemine ait günümüze ulaşabilmiş çok sayıda yapı bulunmaktadır. Mardin’deki Ulu, Savurkapı ve Latifiye camileriyle Sultan İsa Medresesi; Hasankeyf’teki saray ve köprü; Diyarbakır’daki Zinciriye ve Mesudiye Medreseleri; Silvan Ulu Cami; Harput Ulu Cami ve Kızıltepe Ulu Cami bu döneme ait önemli yapılardandır.","date_description_ah":"c. AH 494–812","date_description_ad":"c. AD 1101–1409"},"1b44d492-30f4-535f-900d-c5ef2637794f":{"name":"Anadolu Selçukluları","also_known_as":"","area":"","history":"Türkler, XI. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu kapılarını zorlamaya başlamışlar; 1071’de Büyük Selçuklularla Bizanslılar arasında Malazgirt’de yaşanan savaşın ardından Sultan Alparslan, birçok komutan ve Türkmen beyini Anadolu’yu Türkleştirmekle görevlendirmişti. Savaştan hemen sonra başlayan akınlar sonunda Erzincan yöresinde Mengücekliler, Erzurum yöresinde Saltuklular, Sivas yöresinde ise Danişmendliler birer beylik kurmuşlardı. Konya ve çevresini ele geçiren Süleyman Şah da 1077’de Anadolu Selçuklu Devletini kurdu. Devletin başkenti kısa bir süre için Konya oldu. 1080’de İznik ve çevresini ele geçiren Anadolu Selçukluları İznik’i başkent ilan ettiler. I. Haçlı Savaşı sonunda (1096) İznik ve çevresinin tekrar Bizans egemenliğine girmesi nedeniyle Konya yeniden başkent yapıldı. \nBaşlangıçta sadece Konya ve çevresine egemen olan Anadolu Selçukluları, XIII. yüzyıl başlarında diğer küçük beyliklerin egemenliklerine son vererek topraklarını genişletti ve Batı kesimleri dışında Anadolu’nun büyük bir bölümüne hakim oldu. \nAnadolu Selçuklu Devleti en parlak yıllarını Alaeddin Keykubad (1220-1237) döneminde yaşadı. Bu dönemde Alanya’nın da ele geçirilmesiyle deniz ticaretinde güçlü bir konum kazanan devlet, aynı zamanda Anadolu’yu baştan başa saran kervan yolları sayesinde elde edilen transit ticaret vergisiyle gücünü artırdı. Anadolu kentlerinde imar faaliyetleri arttı. \n1243’de Sultan II. Gıyaseddin Keyhusrev döneminde Moğollarla yaşanan Kösedağ Savaşı Anadolu Selçuklu Devleti’nin parçalanmasına neden oldu. Anadolu, bu tarihten sonra İlhanlı egemenliğine girdi. 1308 yılına kadar İlhanlı egemenliğinde kalan Anadolu Selçuklu Devleti, son sultan II. Gıyaseddin Mesud’un ölümünden sonra resmen son buldu.","date_description_ah":"AH 469-708","date_description_ad":"AD 1077-1308"},"f1abebd4-ee55-56ed-a5f8-6d9290aff818":{"name":"Ilhanlılar","also_known_as":"","area":"","history":"İlhanlı Devleti, 1253’te tahta çıkan Moğol İmparatoru Mengü Han’ın İran’a gönderdiği kardeşi Hülagü tarafından İran, Irak, Azerbaycan ve Kösedağ Savaşı (1243) sonucunda Moğol egemenliğine giren Anadolu toprakları üzerinde kurulmuştur. Hülagü, Batı Asya’daki Moğol egemenliğini güçlendirmek amacıyla çıktığı seferler sonucunda, 1256’da İran ve Azerbaycan’ı, 1258’de Bağdat’ı, 1259’da Halep’i ele geçirdi. Şam’ı da ele geçirmek isteyen ancak başarılı olamayan Hülagü, Budistti. Çok sayıda Müslümanı katletti. Mısır Memlukluları ve Altınordu Devleti, Hülagü’ye karşı birleşerek savaştı. \nHülagü’nün ölümünden sonra (1265) yerine oğlu Abaka Han geçti. Budist olan ve Mısır Memlukluları ile savaşlara devam eden Abaka Han, Anadolu ve Suriye’yi yağmaladı. Abaka Han’ın yerine geçen oğlu Ahmed Han, Müslümandı. İslam ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmak isteyen Ahmed Han’ın saltanatı uzun sürmedi. Kardeşi Argun’la yaşadığı saltanat mücadelesi sonunda 1284’te öldü. İlhanlı yönetimini ele geçiren Argun Han, 1291 yılına kadar tahtta kaldı ve İslam ülkeleriyle savaşı sürdürdü. Argun Han’dan sonra İlhanlı tahtına çıkan Beyhatu’nun kısa süren saltanatının ardından 1295’te Gazan Mahmud Han İlhanlı sultanı oldu. Gazan Han döneminde İlhanlılar Müslüman oldular. 1303’de ölen Gazan Han’ın yerine geçen oğlu Olcaytu Hüdabende Han, 1316 yılına kadar tahtta kaldı. Şiiliği benimseyen Olcaytu, Horasan ve Herat’ı ele geçirerek İlhanlı topraklarını genişletti. Küçük yaşta yerine geçen oğlu Ebu Said Bahadır Han, tekrar Sünniliği benimsedi ve Çoban Noyan’ı vezir olarak atadı. Ebu Said Bahadır Han’la ters düşerek arası açılan Çoban Noyan 1327’de öldürüldü. Çoban Noyan’ın öldürülmesi İlhanlı askerlerinin isyanına yol açtı. İsyanlarla geçen yılların ardından, 1335’te Ebu Said Bahadır Han hastalanarak öldü. Azerbaycan’da Emir Çoban Oğullarının, Bağdat’ta Şeyh Hasan’ın, Doğu Anadolu’da ise Eretna Bey’in egemenliklerini ilan etmesiyle birlikte İlhanlı Devleti esmen son buldu.","date_description_ah":"AH 654–736","date_description_ad":"AD 1256–1335"},"03d23adb-52fc-5e9a-b84a-0cf1c00fe196":{"name":"Büyük Selçuklular","also_known_as":"","area":"","history":"Büyük Selçuklu Devletinin temellerini atan Selçuk Bey, Hazar Denizi yakınında kurulmuş olan Oğuzlar Devleti komutanlarından Dukak Subaşı’nın oğluydu. Babasının ölümü üzerine genç yaşta subaşı olan Selçuk Bey, kısa zamanda güçlendi. Oğuzlar Devleti Sultanı ile anlaşmazlığa düşünce, çevresindeki Oğuz Türkleriyle birlikte 985 yılında Ceyhun Nehri kıyısındaki Cend’e yerleşti ve İslamiyeti kabul etti. Samanoğulları Devleti ile anlaşan Selçuk Bey, Buhara yakınlarındaki Nur kentine yerleşerek, Samanoğullarının kuzey sınırını korudu. Selçuk Bey’in ölümünden sonra yerine oğlu Arslan Bey geçti. 999’da Samani Devletinin Karahanlılar tarafından yıkılmasından sonra Selçukluların Karahanlılar ve Gaznelilerle ilişkileri bozuldu. \nAslan Bey’in 1025’de Gaznelilerce yakalanıp hapsedilmesi Selçukluların bölünmesine yol açtı. Yerine geçen yeğenleri Tuğrul Bey ve Çağrı Bey kısa zamanda güçlenerek, Gaznelilerle 1038’de Serahs’ta, 1040’da Dandanakan’da yapılan savaşların ardından Büyük Selçuklu Devleti’ni kurdular. Tuğrul Bey sultan ilan edildi. Önce Nişapur, sonra Merv başkent oldu. \nİran toprakları üzerinde kurulan Büyük Selçuklu Devleti, Birinci İmparatorluk Dönemi olarak adlandırılan 1040-1092 yılları arasında hızla güçlendi. Tuğrul Bey’den sonra tahta geçen Alparslan ve Melikşah dönemlerinde, Anadolu, Ortadoğu, Akdeniz Sahilleri, Kuzeybatı Afrika ve Orta Asya’nın önemli bir bölümüne egemen oldular. \n1092’de Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra oğulları arasında ortaya çıkan taht kavgaları, Batıni isyanları, Türkmen ayaklanmaları ve Moğol akınları Büyük Selçuklu Devletinin gücünü yitirmesine yol açtı. Irak, Suriye, Kirman ve Anadolu Selçukluları adlı dört devlet ve bir çok Atabeylik kuruldu. 1117’de tahta çıkan Sultan Sancar devleti yeniden toparlamaya çalışsa da, Karahitaylarla 1141’de yapılan Katavan Savaşı ve 1153’de meydana gelen Oğuz ayaklanmaları Büyük Selçukluların sonunu hazırladı. Sultan Sancar’ın 1157’de ölümüyle birlikte Büyük Selçuklu Devleti resmen son buldu.","date_description_ah":"AH 429–552","date_description_ad":"AD 1038–1157"},"3eb686ce-9607-530b-b1a3-688cf19fe53a":{"name":"Zengiler","also_known_as":"","area":"","history":"Musul Atabeyliği adıyla da bilinen Zengi Atabeyliği, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından İmadeddin Zengi tarafından 1127’de Musul’da kurulmuş; Musul ve Suriye’de hüküm sürmüştür. Irak Selçukluları sultanı Mahmud tarafından oğullarını eğitmesi için (atabeg) görevlendirilen İmadeddin Zengi, 1127’de Musul Valisi olmuştu. Büyük bir devlet kurmayı amaçlayan Zengi, önce Harran, Nusaybin ve Halep’i daha sonra da Diyarbakır ve Urfa’yı ele geçirerek güçlendi. İmadeddin Zengi’nin 1146’da ölümü üzerine oğullarından Seyfeddin Gazi Musul’un, Nureddin ise Suriye’nin yönetimini üstlendi. \nSuriye’ye egemen olan Nureddin Zengi, komutanı Selahaddin Eyyubi vasıtasıyla 1171’de Fatımileri ortadan kaldırarak topraklarını genişletti ve 1174’de öldü. Musul’a egemen olan Seyfeddin Gazi ise 1148’de öldü ve yerine kardeşi Kutbeddin Mevdud geçti ve 1170 yılına kadar tahtta kaldı. Nureddin Zengi ve Kutbeddin Mevdud’un ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Mısır’da Selahaddin Eyyubi tarafından 1174 yılında kurulan Eyyubi Devletiyle yaşanan savaşlar Zengileri güçsüz düşürdü ve Zengi Atabeyliği 1223 yılında resmen sona erdi. \nZengiler en parlak yıllarını Suriye’de hüküm süren Nureddin Zengi döneminde yaşadılar. Nureddin Zengi, Suriye’deki pek çok kentin kalelerini onarttı; camiler, kervansaraylar, medreseler ve imaretler inşa ettirdi. Musul’daki Ulu Cami, Şam’daki Nuriye Medresesi, Darü’l Hadis ve Maristan (Şifahane) Zengiler döneminden günümüze ulaşan önemli yapılardandır.","date_description_ah":"AH 521–620","date_description_ad":"AD 1127–1223"},"09e1b504-2690-502c-aaaa-36348b657565":{"name":"Mengücüklüler","also_known_as":"","area":"","history":"Mengücük (Mengücek) Beyliği, Büyük Selçuklu sultanı Alparslan’ın, Malazgirt Savaşı (1071) sonrasında Doğu Anadolu’nun kuzey kısmını fethetmekle görevlendirdiği Mengücük Gazi tarafından Kemah, Erzincan, Divriği ve Şarki Karahisar’ı kapsayan yörede kurulmuştu. Başkenti Kemah’tı. \nMengücük Gazi’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu İshak’ın 1118’de Malatya’yı yağmalaması, Anadolu Selçukluları ve Danişmendilerle ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. İshak, 1120’de Erzincan yakınlarında meydana gelen savaşta, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın oğlu, Malatya Valisi Tuğrul’un ordusuna yenildi. Uzun yıllar kayınpederi Danişmendli Melik Gazi’nin egemenliğinde yaşayan İshak’ın 1142’de ölümü üzerine Mengücük Beyliği ikiye bölündü. İshak’ın oğullarından I. Davud Kemah-Erzincan kolunun, Süleyman ise Divriği kolunun başına geçti. \nKemah-Erzincan kolu en parlak yıllarını I. Davud’un oğlu Fahreddin Behramşah döneminde (1162-1225) yaşadı. Beyliğin merkezini Erzincan’a taşıyan Behramşah, Anadolu Selçuklularıyla iyi ilişkiler kurdu. Yerine geçen oğlu II. Davudşah döneminde ilişkiler bozulunca, Anadolu Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubad, 1228’de Erzincan ve Kemah’ı ele geçirerek beyliğin bu kolunu ortadan kaldırdı. \nMengücüklülerin Divriği kolu, Anadolu Selçuklularıyla sürekli barış içinde yaşamıştır. 1277’de İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılan kol, siyasi tarihinden çok mimari faaliyetleri ile dikkati çekmektedir. 1228-29’da Mengücük Beyi Ahmed Şah eşi Turan Melik tarafından inşa ettirilen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, dünya kültür mirasının en seçkin yapıtlarındandır. Yine Divriği’de yer alan Kale Camii (1180) ve Site Melik Türbesi (1195-96) ile Kemah’taki Mengücek Gazi Türbesi (XIII.yy. başı) beyliğe ait diğer önemli eserlerdendir.","date_description_ah":"AH 475–676","date_description_ad":"AD 1072–1277"},"36c08524-2d38-55e9-a293-0c9949ca5b94":{"name":"Aydın Oğulları Beyliği (1308-1425)","also_known_as":"","area":"","history":"Güneybatı Anadolu’da bir beylik kuran Menteşe Bey’in damadı Sasa Bey, 1282’de Aydın yöresini, 1304’de Birgi, Tire ve Ayasuluğ (Selçuk) kentlerini Bizanslılardan almıştı. 1308’de, Germiyan oğlu Yakub Bey’in Subaşısı Mübarizeddin Mehmed Bey, bu üç kenti Sasa Bey’den alarak Aydın Oğulları Beyliği’ni kurdu. Beyliğin başkenti Birgi idi. \nAyasuluğ’da donanma kuran Mehmed Bey, 1310’da Müslüman nüfusun oturduğu Yukarı İzmir’i, 1329’da ise İzmir Limanı’nı ele geçirdi. Birgi’de yaşayan Mehmed Bey, beyliğin topraklarını oğulları arasında paylaştırdı. İzmir’i Umur Bey’e, Ayasuluğ ve Sultanhisar’ı Hızır Bey’e, Ödemiş’i İbrahim Bahadır Bey’e, Tire’yi Süleyman Bey’e verdi. Küçük oğlu İsa Bey, Birgi’de kaldı. \nMehmed Bey’in 1334’de ölümü üzerine beyliğin başına Umur Bey geçti. Umur Bey, Yunanistan ve Ege Adalarına seferler düzenledi. Alaşehir ve Sakız Adasını aldı. 1344 yılında Latinler İzmir Limanını ele geçirdi. Umur Bey İzmir Limanını geri almak için düzenlediği sefer sırasında 1348’de öldü. \nUmur Bey’in yerine geçen Hızır Bey, beyliğin merkezini Ayasuluğ’a taşıdı. Latinlerle 1348’de yaptığı antlaşma ile İzmir’i terk etmeyi ve limanlardan elde edilen gelirin yarısını Latinlere vermeyi kabul etti. Bu antlaşma beyliğin gücünü azalttı. \nHızır Bey’in 1360’da ölümünden sonra yerine geçen kardeşi İsa Bey, Osmanlı Sultanı I. Murad’a, Kosova Savaşı sırasında asker göndererek yardım etti. I. Murad’ın ölümü üzerine Osmanlı tahtına I. Bayezid oturdu. İsa Bey, diğer batı beylikleri ile birlikte I. Bayezid’in sultanlığına karşı çıktı. I. Bayezid, 1390’da Alaşehir’i ele geçirince, İsa Bey Osmanlı egemenliğini kabul etti. Ankara Savaşı’nda (1402) I. Bayezid’i yenen Timur, Aydın Oğulları’na egemenliğini geri verdi. Beyliğin başına geçen Musa Bey 1403’te öldü. Yerine geçen kardeşi II. Umur Bey’in saltanatı Cüneyt Bey tarafından kabul edilmeyince taht kavgaları başladı. Cüneyt Bey, 1405’te beyliğin başına geçti. Beylik, 1425’te Osmanlı Sultanı II. Murad tarafından ortadan kaldırıldı.","date_description_ah":"AH 708–829","date_description_ad":"AD 1308–1426"},"b6bff4c1-903d-5f70-8663-46b91de87633":{"name":"Karaman Beyliği","also_known_as":"","area":"","history":"Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad 1228 yılında Kilikya’yı Ermenilerden almış; Ermenek çevresine Nure Sufi yönetimindeki Karaman aşiretini yerleştirmişti. Başlangıçta küçük bir aşiret niteliği taşıyan Karamanlılar, Anadolu Selçuklularının Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında Moğol egemenliğine girmesi üzerine Moğollara karşı mücadeleye başlamışlardı. Kendilerini Anadolu Selçuklularının devamcısı kabul eden Karamanlılar, 1327 yılında İlhanlıların Anadolu’yu terk etmelerinden sonra Konya, Niğde ve İçel yörelerinin hakimi olmuştu. \nKaramanlılar, XIV. yüzyıl başında kurulan ve giderek güçlenen Osmanlı Devletinin Anadolu’ya egemen olmasını engellemek istemiş ve diğer Türkmen beylikleriyle birleşerek uzun yıllar Osmanlılarla savaşmıştır. 1398’de Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid tarafından sona erdirilen beylik, 1402’deki Ankara Savaşından sonra tekrar canlanmıştı. Anadolu’da Osmanlılardan sonra en uzun süre ayakta kalan Türkmen Beyliği durumundaki Karaman Beyliği, 1487 yılında Sultan II. Bayezid döneminde tarih sahnesinden silindi. \nKaraman Beyliğinin ilk başkenti Ermenek’ti. Daha sonra Larende ve Konya beyliğin başkentleri oldular. Başta Niğde, Aksaray, Karaman, Ermenek, Konya, Larende olmak üzere pek çok kentte Karaman Beyliği döneminde inşa edilmiş bir çok anıtsal yapı bulunmaktadır. Karaman’daki Hatuniye Medresesi ve İbrahim Bey İmareti, Aksaray’daki Ulu Cami, Ermenek’teki Ulu Cami ve Tol Medrese Karaman Beyliği’nden günümüze ulaşabilen önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 648–892","date_description_ad":"AD 1250–1487"},"2fc256bd-66da-5cb4-b5ca-43283018a1db":{"name":"Atabeyler (Atabegler)","also_known_as":"","area":"","history":"Atabeyler (Atabegler), Büyük Selçuklu şehzadelerinin eğitiminden sorumlu yüksek rütbeli devlet memurlarıydı. Önemli görevlerde bulunmuş, bilgili kişiler arasından seçilen atabegler, eyaletlere vali olarak atanan şehzadelerin eğitiminin yanı sıra askeri ve idari konularda da yetkiliydiler. \nAtabeyler, 1092’de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın ölümünden sonra oğulları arasında ortaya çıkan taht kavgaları sırasında bağımsızlıklarını ilan ederek çeşitli devletler kurdular. Dımaşk (Şam) Atabeyliği, Zengiler (Musul Atabeyliği), İldenizliler, Salgurlular ve Erbil Atabeyliği bu devletlerin en önemlilerindendi. \nTuğtekinliler ya da Böriler adlarıyla da bilinen Şam Atabeyliği’ni, 1104’de, Suriye Selçuklularının ortadan kalkmasından sonra, Sultan Melikşah’ın kardeşi Tutuş’un oğlu Melik Dukak tarafından oğlu için atabey olarak atanan Tuğtekin kurdu. 1154’de Halep Atabeyi Nureddin Mahmud tarafından ortadan kaldırıldı. \nMusul Atabeyliği adıyla da bilinen Zengi Atabeyliği, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından İmadeddin Zengi tarafından 1127’de Musul’da kurulmuş, Eyyubilerle yaşanan savaşlar sonucunda 1223 yılında sona ermişti. \nÂzerbaycan’da, Irak Selçukluları Devletine bağlı olarak 1141’de İldeniz tarafından kurulan ve İldenizliler adıyla da bilinen Âzerbaycan Atabeyliği, Harezmşahlılar tarafından 1228’de ortadan kaldırıldı. \nİran’da 1147 yılında Atabey Sungur’un yönetiminde, Oğuzların Üçoklar boyundan Salgurlular tarafından kurulan Salgurlular Atabeyliği, 1284’de Moğollar tarafından ortadan kaldırılmıştı. \nKuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu’da Zeyneddin Ali Küçük bin Begtigin tarafından XII. yüzyıl ortalarında kurulan ve Begtiginliler adıyla da bilinen Erbil Atabeyliği, 1232’de Abbasi egemenliğine girerek son buldu.","date_description_ah":"AH 485–683","date_description_ad":"AD 1092–1284"},"ae0a9357-5677-574c-9907-fc35f3eeecd8":{"name":"Suriye Selçuklul","also_known_as":"","area":"","history":"Suriye Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın kardeşi Tutuş tarafından Suriye topraklarıyla Kudüs’ü kapsayan bölgede 1079’da kuruldu. Başkenti Şam’dı. \nAnadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah’ın Antakya’yı ele geçirmesi ve Halep’e doğru ilerlemesi üzerine 1086’da Suriye Selçuklularıyla Anadolu Selçukluları arasında çıkan ve Süleyman Şah’ın ölümü ile sonuçlanan savaşı kazanan Tutuş, Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra Büyük Selçuklu saltanatını ele geçirmek için Sultan Berkyaruk’la savaştı. Tutuş’un 1095’de ölümü üzerine Suriye Selçuklu Devleti ikiye bölündü. Tutuş’un oğullarından Dukak Şam’da, Rıdvan ise Halep’te egemenliklerini ilan ettiler. \nSuriye Selçuklularının Şam’da ve Halep’te kurulan kolları, Melik Dukak ve Melik Rıdvan arasında çıkan saltanat kavgası, Fatımilerle yaşanan savaşlar ve Haçlı Seferleri nedeniyle uzun ömürlü olmadı. Şam’daki kol Melik Dukak’ın 1104’de ölümünden sonra dağıldı. Halep kolu ise 111’de Melik Rıdvan’ın ölümünden sonra gücünü yitirdi ve 1118’de Artuklu beyi Necmeddin İlgazi’nin Halep’i ele geçirmesi üzerine son buldu.","date_description_ah":"AH 471–512","date_description_ad":"AD 1079–1118"}}
1
+ {"03d23adb-52fc-5e9a-b84a-0cf1c00fe196":{"name":"Büyük Selçuklular","also_known_as":"","area":"","history":"Büyük Selçuklu Devletinin temellerini atan Selçuk Bey, Hazar Denizi yakınında kurulmuş olan Oğuzlar Devleti komutanlarından Dukak Subaşı’nın oğluydu. Babasının ölümü üzerine genç yaşta subaşı olan Selçuk Bey, kısa zamanda güçlendi. Oğuzlar Devleti Sultanı ile anlaşmazlığa düşünce, çevresindeki Oğuz Türkleriyle birlikte 985 yılında Ceyhun Nehri kıyısındaki Cend’e yerleşti ve İslamiyeti kabul etti. Samanoğulları Devleti ile anlaşan Selçuk Bey, Buhara yakınlarındaki Nur kentine yerleşerek, Samanoğullarının kuzey sınırını korudu. Selçuk Bey’in ölümünden sonra yerine oğlu Arslan Bey geçti. 999’da Samani Devletinin Karahanlılar tarafından yıkılmasından sonra Selçukluların Karahanlılar ve Gaznelilerle ilişkileri bozuldu. \nAslan Bey’in 1025’de Gaznelilerce yakalanıp hapsedilmesi Selçukluların bölünmesine yol açtı. Yerine geçen yeğenleri Tuğrul Bey ve Çağrı Bey kısa zamanda güçlenerek, Gaznelilerle 1038’de Serahs’ta, 1040’da Dandanakan’da yapılan savaşların ardından Büyük Selçuklu Devleti’ni kurdular. Tuğrul Bey sultan ilan edildi. Önce Nişapur, sonra Merv başkent oldu. \nİran toprakları üzerinde kurulan Büyük Selçuklu Devleti, Birinci İmparatorluk Dönemi olarak adlandırılan 1040-1092 yılları arasında hızla güçlendi. Tuğrul Bey’den sonra tahta geçen Alparslan ve Melikşah dönemlerinde, Anadolu, Ortadoğu, Akdeniz Sahilleri, Kuzeybatı Afrika ve Orta Asya’nın önemli bir bölümüne egemen oldular. \n1092’de Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra oğulları arasında ortaya çıkan taht kavgaları, Batıni isyanları, Türkmen ayaklanmaları ve Moğol akınları Büyük Selçuklu Devletinin gücünü yitirmesine yol açtı. Irak, Suriye, Kirman ve Anadolu Selçukluları adlı dört devlet ve bir çok Atabeylik kuruldu. 1117’de tahta çıkan Sultan Sancar devleti yeniden toparlamaya çalışsa da, Karahitaylarla 1141’de yapılan Katavan Savaşı ve 1153’de meydana gelen Oğuz ayaklanmaları Büyük Selçukluların sonunu hazırladı. Sultan Sancar’ın 1157’de ölümüyle birlikte Büyük Selçuklu Devleti resmen son buldu.","date_description_ah":"AH 429–552","date_description_ad":"AD 1038–1157"},"09e1b504-2690-502c-aaaa-36348b657565":{"name":"Mengücüklüler","also_known_as":"","area":"","history":"Mengücük (Mengücek) Beyliği, Büyük Selçuklu sultanı Alparslan’ın, Malazgirt Savaşı (1071) sonrasında Doğu Anadolu’nun kuzey kısmını fethetmekle görevlendirdiği Mengücük Gazi tarafından Kemah, Erzincan, Divriği ve Şarki Karahisar’ı kapsayan yörede kurulmuştu. Başkenti Kemah’tı. \nMengücük Gazi’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu İshak’ın 1118’de Malatya’yı yağmalaması, Anadolu Selçukluları ve Danişmendilerle ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. İshak, 1120’de Erzincan yakınlarında meydana gelen savaşta, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın oğlu, Malatya Valisi Tuğrul’un ordusuna yenildi. Uzun yıllar kayınpederi Danişmendli Melik Gazi’nin egemenliğinde yaşayan İshak’ın 1142’de ölümü üzerine Mengücük Beyliği ikiye bölündü. İshak’ın oğullarından I. Davud Kemah-Erzincan kolunun, Süleyman ise Divriği kolunun başına geçti. \nKemah-Erzincan kolu en parlak yıllarını I. Davud’un oğlu Fahreddin Behramşah döneminde (1162-1225) yaşadı. Beyliğin merkezini Erzincan’a taşıyan Behramşah, Anadolu Selçuklularıyla iyi ilişkiler kurdu. Yerine geçen oğlu II. Davudşah döneminde ilişkiler bozulunca, Anadolu Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubad, 1228’de Erzincan ve Kemah’ı ele geçirerek beyliğin bu kolunu ortadan kaldırdı. \nMengücüklülerin Divriği kolu, Anadolu Selçuklularıyla sürekli barış içinde yaşamıştır. 1277’de İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılan kol, siyasi tarihinden çok mimari faaliyetleri ile dikkati çekmektedir. 1228-29’da Mengücük Beyi Ahmed Şah eşi Turan Melik tarafından inşa ettirilen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, dünya kültür mirasının en seçkin yapıtlarındandır. Yine Divriği’de yer alan Kale Camii (1180) ve Site Melik Türbesi (1195-96) ile Kemah’taki Mengücek Gazi Türbesi (XIII.yy. başı) beyliğe ait diğer önemli eserlerdendir.","date_description_ah":"AH 475–676","date_description_ad":"AD 1072–1277"},"1b44d492-30f4-535f-900d-c5ef2637794f":{"name":"Anadolu Selçukluları","also_known_as":"","area":"","history":"Türkler, XI. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu kapılarını zorlamaya başlamışlar; 1071’de Büyük Selçuklularla Bizanslılar arasında Malazgirt’de yaşanan savaşın ardından Sultan Alparslan, birçok komutan ve Türkmen beyini Anadolu’yu Türkleştirmekle görevlendirmişti. Savaştan hemen sonra başlayan akınlar sonunda Erzincan yöresinde Mengücekliler, Erzurum yöresinde Saltuklular, Sivas yöresinde ise Danişmendliler birer beylik kurmuşlardı. Konya ve çevresini ele geçiren Süleyman Şah da 1077’de Anadolu Selçuklu Devletini kurdu. Devletin başkenti kısa bir süre için Konya oldu. 1080’de İznik ve çevresini ele geçiren Anadolu Selçukluları İznik’i başkent ilan ettiler. I. Haçlı Savaşı sonunda (1096) İznik ve çevresinin tekrar Bizans egemenliğine girmesi nedeniyle Konya yeniden başkent yapıldı. \nBaşlangıçta sadece Konya ve çevresine egemen olan Anadolu Selçukluları, XIII. yüzyıl başlarında diğer küçük beyliklerin egemenliklerine son vererek topraklarını genişletti ve Batı kesimleri dışında Anadolu’nun büyük bir bölümüne hakim oldu. \nAnadolu Selçuklu Devleti en parlak yıllarını Alaeddin Keykubad (1220-1237) döneminde yaşadı. Bu dönemde Alanya’nın da ele geçirilmesiyle deniz ticaretinde güçlü bir konum kazanan devlet, aynı zamanda Anadolu’yu baştan başa saran kervan yolları sayesinde elde edilen transit ticaret vergisiyle gücünü artırdı. Anadolu kentlerinde imar faaliyetleri arttı. \n1243’de Sultan II. Gıyaseddin Keyhusrev döneminde Moğollarla yaşanan Kösedağ Savaşı Anadolu Selçuklu Devleti’nin parçalanmasına neden oldu. Anadolu, bu tarihten sonra İlhanlı egemenliğine girdi. 1308 yılına kadar İlhanlı egemenliğinde kalan Anadolu Selçuklu Devleti, son sultan II. Gıyaseddin Mesud’un ölümünden sonra resmen son buldu.","date_description_ah":"AH 469-708","date_description_ad":"AD 1077-1308"},"275fd924-3ed6-5493-ba0f-732cc27640a1":{"name":"Timurlular","also_known_as":"","area":"","history":"Timuroğulları ya da Timurlular adlarıyla da bilinen Timur İmparatorluğu’nun kurucusu olan Timur, Türkistan’da Çağatay Hanlığı’na bağlı olarak yaşayan Barlas boyunun beyi Turagay’ın oğluydu. 1360’da babasının, 1361’de amcasının ölümü üzerine önce Barlas boyunun başına geçen Timur, kısa zamanda güçlenerek 1370’de Çağatay Devleti’nin Emiri ilan edildi ve Timurlu Devleti’ni kurdu. Semerkant’ı başkent yaptı. \nKısa bir süre içinde Azerbaycan, Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Anadolu, Hindistan ve daha bir çok ülkeyi ele geçirerek, Hindistan’dan Şam’a, Basra Körfezi’nden Aral Gölü ve Anadolu’ya kadar yayılan geniş bir coğrafyaya egemen oldu. \n1402’de meydana gelen Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’i yenerek Osmanlı Devleti’ni sarsan Timur, 1405’de Çin’e düzenlediği sefer sırasında öldü. \nTimur’un ölümüyle birlikte baş gösteren taht kavgaları, imparatorluğu sarstı. 1409-1447 yılları arasında tahtta kalan Şah Ruh, aynı zamanda bir astronom olan oğlu Uluğ Bey’i Semerkant’ta bırakarak, başkenti Herat’a taşıdı. Bu süre içinde Herat ve Semerkant muhteşem yapılarla donatılarak birer bilim ve kültür merkezi haline geldi. Şah Ruh’un yerine tahta geçen Uluğ Bey’in 1449’da öldürülmesiyle baş gösteren kargaşa, 1451’de Ebu Said’in tahta çıkmasıyla sona erdi. 1470’e kadar tahtta kalan Ebu Said’in yerine geçen oğlu Hüseyin Baykara döneminde de parlak yıllar yaşayan Timurlu İmparatorluğu, 1505’de Özbekler (Şeybaniler) tarafından ortadan kaldırıldı. \nTimurlular, başta Semerkant ve Herat olmak üzere Buhara, Meşhed, Tebriz, Belh, Yezd gibi şehirlerde bir çok anıtsal yapı inşa ettiler. Semerkant ve Buhara’daki Uluğ Bey Külliyeleri, Tebriz’deki Gök Mescid, Semerkant’daki Şah Zinde Türbeler topluluğu, Yesi’deki Hoca Ahmed Yesevi Külliyesi ve Semerkant’daki Bibi Hanım Camisi bu döneme ait önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 771-911","date_description_ad":"AD 1370-1505"},"29eaeead-971d-5ced-a2f3-a650a47f04ff":{"name":"Safeviler","also_known_as":"","area":"","history":"Türk kökenli Safevi hanedanı, 1252-1334 yılları arasında Erdebil’de (İran) yaşayan dini lider Safiyyüddin Erdebili tarafından kurulmuş ve Erdebili’nin düşünceleri kısa bir süre içinde Anadolu, İran, ve Irak’ta yaygınlaşmıştı. Başta Timur olmak üzere, Osmanlı ve Akkoyunlu sultanlarının da desteğini alan Safevi hanedanı, Erdebili’nin torunlarından Hoca Ali döneminde güçlendi. Hoca Ali’nin torunu Şeyh Cüneyd’in Karakoyunlularla Memlukluların iç işlerine müdahale etmesi bu devletlerle ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. XV. yüzyıl sonunda Akkoyunlularla da ilişkileri bozulan ve dağılan Safeviler, kısa bir süre içinde toparlandılar ve 1501’de İsmail bin Haydar (Şah İsmail) Safevi Devletini kurdu. Tebriz başkent ilan edildi. \nŞiiliği benimseyen Safeviler, İran, Irak, Kafkasya ve Doğu Anadolu’yu kapsayan geniş bir coğrafyaya egemen oldular. Osmanlı Sultanı I. Selim, 1514’de Çaldıran Savaşında Şah İsmail’i ağır bir yenilgiye uğrattı. 1524’de ölen Şah İsmail’in yerine tahta çıkan oğlu Şah Tahmasb döneminde Kazvin başkent ilan edildi. Şah Tahmasb’tan sonra sırasıyla İsmail Mirza, Hamza Mirza, Şah Abbas, Sam Mirza, II. Abbas, Şah I. Süleyman, Şah Hüseyin, II. Tahmasb ve son olarak III. Abbas, Safevi Devletini yönetti. Avşar kökenli bir komutan olan Nadir Şah, 1737’de Safevi Devletini ortadan kaldırarak İran’ı ele geçirdi. \n250 yıla yakın bir süre hüküm süren Safeviler, özellikle İran’da çok sayıda anıtsal yapı inşa ettirdiler. İsfahan’daki Cihil Sütun ve Heşt Behişt sarayları ile Ali Kapı Köşkü, Mescid-i Şah ve Şeyh Lütfullah camileri bu dönemde inşa edilmiş önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 907–1150","date_description_ad":"AD 1501–1737"},"2fc256bd-66da-5cb4-b5ca-43283018a1db":{"name":"Atabeyler (Atabegler)","also_known_as":"","area":"","history":"Atabeyler (Atabegler), Büyük Selçuklu şehzadelerinin eğitiminden sorumlu yüksek rütbeli devlet memurlarıydı. Önemli görevlerde bulunmuş, bilgili kişiler arasından seçilen atabegler, eyaletlere vali olarak atanan şehzadelerin eğitiminin yanı sıra askeri ve idari konularda da yetkiliydiler. \nAtabeyler, 1092’de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın ölümünden sonra oğulları arasında ortaya çıkan taht kavgaları sırasında bağımsızlıklarını ilan ederek çeşitli devletler kurdular. Dımaşk (Şam) Atabeyliği, Zengiler (Musul Atabeyliği), İldenizliler, Salgurlular ve Erbil Atabeyliği bu devletlerin en önemlilerindendi. \nTuğtekinliler ya da Böriler adlarıyla da bilinen Şam Atabeyliği’ni, 1104’de, Suriye Selçuklularının ortadan kalkmasından sonra, Sultan Melikşah’ın kardeşi Tutuş’un oğlu Melik Dukak tarafından oğlu için atabey olarak atanan Tuğtekin kurdu. 1154’de Halep Atabeyi Nureddin Mahmud tarafından ortadan kaldırıldı. \nMusul Atabeyliği adıyla da bilinen Zengi Atabeyliği, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından İmadeddin Zengi tarafından 1127’de Musul’da kurulmuş, Eyyubilerle yaşanan savaşlar sonucunda 1223 yılında sona ermişti. \nÂzerbaycan’da, Irak Selçukluları Devletine bağlı olarak 1141’de İldeniz tarafından kurulan ve İldenizliler adıyla da bilinen Âzerbaycan Atabeyliği, Harezmşahlılar tarafından 1228’de ortadan kaldırıldı. \nİran’da 1147 yılında Atabey Sungur’un yönetiminde, Oğuzların Üçoklar boyundan Salgurlular tarafından kurulan Salgurlular Atabeyliği, 1284’de Moğollar tarafından ortadan kaldırılmıştı. \nKuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu’da Zeyneddin Ali Küçük bin Begtigin tarafından XII. yüzyıl ortalarında kurulan ve Begtiginliler adıyla da bilinen Erbil Atabeyliği, 1232’de Abbasi egemenliğine girerek son buldu.","date_description_ah":"AH 485–683","date_description_ad":"AD 1092–1284"},"36c08524-2d38-55e9-a293-0c9949ca5b94":{"name":"Aydın Oğulları Beyliği (1308-1425)","also_known_as":"","area":"","history":"Güneybatı Anadolu’da bir beylik kuran Menteşe Bey’in damadı Sasa Bey, 1282’de Aydın yöresini, 1304’de Birgi, Tire ve Ayasuluğ (Selçuk) kentlerini Bizanslılardan almıştı. 1308’de, Germiyan oğlu Yakub Bey’in Subaşısı Mübarizeddin Mehmed Bey, bu üç kenti Sasa Bey’den alarak Aydın Oğulları Beyliği’ni kurdu. Beyliğin başkenti Birgi idi. \nAyasuluğ’da donanma kuran Mehmed Bey, 1310’da Müslüman nüfusun oturduğu Yukarı İzmir’i, 1329’da ise İzmir Limanı’nı ele geçirdi. Birgi’de yaşayan Mehmed Bey, beyliğin topraklarını oğulları arasında paylaştırdı. İzmir’i Umur Bey’e, Ayasuluğ ve Sultanhisar’ı Hızır Bey’e, Ödemiş’i İbrahim Bahadır Bey’e, Tire’yi Süleyman Bey’e verdi. Küçük oğlu İsa Bey, Birgi’de kaldı. \nMehmed Bey’in 1334’de ölümü üzerine beyliğin başına Umur Bey geçti. Umur Bey, Yunanistan ve Ege Adalarına seferler düzenledi. Alaşehir ve Sakız Adasını aldı. 1344 yılında Latinler İzmir Limanını ele geçirdi. Umur Bey İzmir Limanını geri almak için düzenlediği sefer sırasında 1348’de öldü. \nUmur Bey’in yerine geçen Hızır Bey, beyliğin merkezini Ayasuluğ’a taşıdı. Latinlerle 1348’de yaptığı antlaşma ile İzmir’i terk etmeyi ve limanlardan elde edilen gelirin yarısını Latinlere vermeyi kabul etti. Bu antlaşma beyliğin gücünü azalttı. \nHızır Bey’in 1360’da ölümünden sonra yerine geçen kardeşi İsa Bey, Osmanlı Sultanı I. Murad’a, Kosova Savaşı sırasında asker göndererek yardım etti. I. Murad’ın ölümü üzerine Osmanlı tahtına I. Bayezid oturdu. İsa Bey, diğer batı beylikleri ile birlikte I. Bayezid’in sultanlığına karşı çıktı. I. Bayezid, 1390’da Alaşehir’i ele geçirince, İsa Bey Osmanlı egemenliğini kabul etti. Ankara Savaşı’nda (1402) I. Bayezid’i yenen Timur, Aydın Oğulları’na egemenliğini geri verdi. Beyliğin başına geçen Musa Bey 1403’te öldü. Yerine geçen kardeşi II. Umur Bey’in saltanatı Cüneyt Bey tarafından kabul edilmeyince taht kavgaları başladı. Cüneyt Bey, 1405’te beyliğin başına geçti. Beylik, 1425’te Osmanlı Sultanı II. Murad tarafından ortadan kaldırıldı.","date_description_ah":"AH 708–829","date_description_ad":"AD 1308–1426"},"3a4c0fa1-5210-599f-a547-183a680930c7":{"name":"Menteşe Beyliği","also_known_as":"","area":"","history":"Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında, Moğollardan Batı Anadolu’ya kaçan Menteşe Bey yönetimindeki bir grup Türkmen, 1261’den itibaren Antalya üzerinden Antik Karia bölgesine akınlar düzenleme başladı. Muğla çevresini ele geçiren Menteşe Bey, 1282’de Aydın çevresini de alarak Güneybatı Anadolu’nun büyük bir kısmına hakim oldu. Menteşe Beyliğinin başkenti Beçin’di. Muğla, Milas, Balat, Çine, Tavas, Fethiye ve Eskihisar önemli kentlerindendi. \nMenteşe Beyliği, diğer Türkmen beyliklerinden farklı olarak, Akdeniz ve Ege sahillerinde söz sahibi, güçlü bir donanmaya sahipti. Menteşe Bey’in 1282’de ölümünden sonra yerine geçen oğlu Mesud Bey, 1300’de Rodos’u ele geçirdi. Rodos, Sen Jan Şövalyeleri tarafından 1314’de geri alındı. Mesud Bey’in 1320’de ölümü üzerine yerine geçen Orhan Bey, Rodos’u geri almak için uğraşsa da başarılı olamadı. 1340’larda beyliğin başına geçen İbrahim Bey 1360’larda öldü. Beyliğin toprakları, üç oğlu arasında paylaştırıldı. Beçin, Milas ve Balat Musa Bey’e, Muğla ve Çine Mehmed Bey’e, Fethiye ve Marmaris ise Ahmed Gazi’ye verildi. Ahmed Gazi’nin kısa bir süre sonra Beçin ve Milas’ı ele geçirmesi ve Musa Bey’in ölümü üzerine beylik iki kola bölündü. Ahmed Gazi Beçin ve Milas, Mehmed Bey ise Balat, Muğla ve Çine emiri oldu. \nYıldırım Bayezid’in 1390’da düzenlediği sefer sonunda Menteşe Beyliği toprakları Osmanlı hakimiyetine girdi. Ahmed Gazi 1391’de öldü. Ankara Savaşı’nda (1402) Yıldırım Bayezid’i yenen Timur, diğer Anadolu beylikleriyle birlikte Menteşe Beyliği’ne de egemenliğini geri verdi. Beyliğinin başına geri dönen Mehmed Bey kısa bir süre sonra ölünce yerine oğlu İlyas Bey geçti. İlyas Bey 1414’de Osmanlı Sultanı Çelebi Sultan Mehmed’in hakimiyetini kabul etti. Osmanlı Sultanı II. Murad 1424’de Menteşe topraklarını alarak beyliğe resmen son verdi. \nMenteşe Beyleri, sahip oldukları kentlerde çok sayıda anıtsal yapı inşa ettirdiler. Milas’taki Ulu Cami, Beçin’deki Ahmed Gazi Medresesi ve Balat’taki İlyas Bey Camii beyliğe ait önemli yapılardandır.","date_description_ah":"AH 681–847","date_description_ad":"AD 1282–1424"},"3eb686ce-9607-530b-b1a3-688cf19fe53a":{"name":"Zengiler","also_known_as":"","area":"","history":"Musul Atabeyliği adıyla da bilinen Zengi Atabeyliği, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından İmadeddin Zengi tarafından 1127’de Musul’da kurulmuş; Musul ve Suriye’de hüküm sürmüştür. Irak Selçukluları sultanı Mahmud tarafından oğullarını eğitmesi için (atabeg) görevlendirilen İmadeddin Zengi, 1127’de Musul Valisi olmuştu. Büyük bir devlet kurmayı amaçlayan Zengi, önce Harran, Nusaybin ve Halep’i daha sonra da Diyarbakır ve Urfa’yı ele geçirerek güçlendi. İmadeddin Zengi’nin 1146’da ölümü üzerine oğullarından Seyfeddin Gazi Musul’un, Nureddin ise Suriye’nin yönetimini üstlendi. \nSuriye’ye egemen olan Nureddin Zengi, komutanı Selahaddin Eyyubi vasıtasıyla 1171’de Fatımileri ortadan kaldırarak topraklarını genişletti ve 1174’de öldü. Musul’a egemen olan Seyfeddin Gazi ise 1148’de öldü ve yerine kardeşi Kutbeddin Mevdud geçti ve 1170 yılına kadar tahtta kaldı. Nureddin Zengi ve Kutbeddin Mevdud’un ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Mısır’da Selahaddin Eyyubi tarafından 1174 yılında kurulan Eyyubi Devletiyle yaşanan savaşlar Zengileri güçsüz düşürdü ve Zengi Atabeyliği 1223 yılında resmen sona erdi. \nZengiler en parlak yıllarını Suriye’de hüküm süren Nureddin Zengi döneminde yaşadılar. Nureddin Zengi, Suriye’deki pek çok kentin kalelerini onarttı; camiler, kervansaraylar, medreseler ve imaretler inşa ettirdi. Musul’daki Ulu Cami, Şam’daki Nuriye Medresesi, Darü’l Hadis ve Maristan (Şifahane) Zengiler döneminden günümüze ulaşan önemli yapılardandır.","date_description_ah":"AH 521–620","date_description_ad":"AD 1127–1223"},"ae0a9357-5677-574c-9907-fc35f3eeecd8":{"name":"Suriye Selçuklul","also_known_as":"","area":"","history":"Suriye Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın kardeşi Tutuş tarafından Suriye topraklarıyla Kudüs’ü kapsayan bölgede 1079’da kuruldu. Başkenti Şam’dı. \nAnadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah’ın Antakya’yı ele geçirmesi ve Halep’e doğru ilerlemesi üzerine 1086’da Suriye Selçuklularıyla Anadolu Selçukluları arasında çıkan ve Süleyman Şah’ın ölümü ile sonuçlanan savaşı kazanan Tutuş, Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra Büyük Selçuklu saltanatını ele geçirmek için Sultan Berkyaruk’la savaştı. Tutuş’un 1095’de ölümü üzerine Suriye Selçuklu Devleti ikiye bölündü. Tutuş’un oğullarından Dukak Şam’da, Rıdvan ise Halep’te egemenliklerini ilan ettiler. \nSuriye Selçuklularının Şam’da ve Halep’te kurulan kolları, Melik Dukak ve Melik Rıdvan arasında çıkan saltanat kavgası, Fatımilerle yaşanan savaşlar ve Haçlı Seferleri nedeniyle uzun ömürlü olmadı. Şam’daki kol Melik Dukak’ın 1104’de ölümünden sonra dağıldı. Halep kolu ise 111’de Melik Rıdvan’ın ölümünden sonra gücünü yitirdi ve 1118’de Artuklu beyi Necmeddin İlgazi’nin Halep’i ele geçirmesi üzerine son buldu.","date_description_ah":"AH 471–512","date_description_ad":"AD 1079–1118"},"b6bff4c1-903d-5f70-8663-46b91de87633":{"name":"Karaman Beyliği","also_known_as":"","area":"","history":"Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad 1228 yılında Kilikya’yı Ermenilerden almış; Ermenek çevresine Nure Sufi yönetimindeki Karaman aşiretini yerleştirmişti. Başlangıçta küçük bir aşiret niteliği taşıyan Karamanlılar, Anadolu Selçuklularının Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında Moğol egemenliğine girmesi üzerine Moğollara karşı mücadeleye başlamışlardı. Kendilerini Anadolu Selçuklularının devamcısı kabul eden Karamanlılar, 1327 yılında İlhanlıların Anadolu’yu terk etmelerinden sonra Konya, Niğde ve İçel yörelerinin hakimi olmuştu. \nKaramanlılar, XIV. yüzyıl başında kurulan ve giderek güçlenen Osmanlı Devletinin Anadolu’ya egemen olmasını engellemek istemiş ve diğer Türkmen beylikleriyle birleşerek uzun yıllar Osmanlılarla savaşmıştır. 1398’de Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid tarafından sona erdirilen beylik, 1402’deki Ankara Savaşından sonra tekrar canlanmıştı. Anadolu’da Osmanlılardan sonra en uzun süre ayakta kalan Türkmen Beyliği durumundaki Karaman Beyliği, 1487 yılında Sultan II. Bayezid döneminde tarih sahnesinden silindi. \nKaraman Beyliğinin ilk başkenti Ermenek’ti. Daha sonra Larende ve Konya beyliğin başkentleri oldular. Başta Niğde, Aksaray, Karaman, Ermenek, Konya, Larende olmak üzere pek çok kentte Karaman Beyliği döneminde inşa edilmiş bir çok anıtsal yapı bulunmaktadır. Karaman’daki Hatuniye Medresesi ve İbrahim Bey İmareti, Aksaray’daki Ulu Cami, Ermenek’teki Ulu Cami ve Tol Medrese Karaman Beyliği’nden günümüze ulaşabilen önemli yapılardan bazılarıdır.","date_description_ah":"AH 648–892","date_description_ad":"AD 1250–1487"},"c7c31af2-858e-50e7-bf30-0bfb5bbe434e":{"name":"Mervaniler","also_known_as":"","area":"","history":"Mervani Emirliği’nin, X. yüzyıl sonunda Humeydi aşiretinden El Bad ya da El Baz adlı bir kişi tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Yöreye egemen olan El Bad, Büveyhilerin gücünü yitirmesi üzerine öncelikle Erciş’i, daha sonra 984’de Diyarbakır, Nusaybin, Silvan ve Musul’u almıştı. Bağdat’ı da ele geçirmek istemiş, başarılı olamayınca Musul’u da terk etmek zorunda kalmıştı. 990’da Musul’a yönelik bir sefer düzenleyen El Bad, Hamdanilere yenilerek savaşta ölmüştü. Yerine geçen yeğeni Hasan bin Mervan kısa bir süre tahtta kalmış, ancak Hamdanileri yenerek, emirliğin gücünü arttırmıştı. 997’de tahta çıkan Mumehhidü’d Devle Said, 1011’de kardeşi Nasıru’d Devle Ahmed (Ebu Nasr) tarafından tahttan indirilmişti. \n1061 yılına tahtta kalan Ebu Nasr dönemi, Mervanilerin en parlak dönemiydi. Bizanslılar ve Fatımilerle iyi ilişkiler kuran Ebu Nasr döneminde, başta Diyarbakır’da olmak üzere, Silvan, Nusaybin ve Hasankeyf gibi kentlerde pek çok yapı inşa edildi. Ebu Nasr’ın 1061’de ölümü kargaşaya yol açtı. Mervani toprakları Ebu Nasr’ın oğulları II. Said ve Nizamü’d Devle Nasr arasında paylaşıldı. II. Said Diyarbakır’da, Nizamü’d Devle Nasr ise Silvan’da hüküm sürdü. 1063’de Diyarbakır’ı ele geçiren Nizamü’d Devle Nasr, 1071’de Büyük Selçuklu egemenliğini kabul etti. 1079’da yerine geçen oğlu Mansur, son Mervani emiri oldu. Mervani toprakları, 1085’de Sultan Melikşah döneminde Büyük Selçuklu topraklarına katıldı. \n \nYazan: Şakir Çakmak","date_description_ah":"AH 372–478","date_description_ad":"AD 983–1085"},"cbabc258-58fd-5884-a46b-2deacf873f40":{"name":"Artuklular","also_known_as":"","area":"","history":"Anadolu’nun fethinde büyük katkıları bulunan Türkmen komutanlarından Artuk Bey tarafından kurulduğu kabul edilen Artuklu Beyliği, Güneydoğu Anadolu, Irak ve Kuzey Suriye’de hüküm sürmüştür. Anadolu’nun fethinden sonra Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından Kudüs Valiliğine atanan Artuk Bey’in 1091’de öldüğü; yerine oğulları Necmeddin İlgazi ve I. Sökmen atandığı bilinmektedir. \nArtuklu Beyliği varlığını üç ayrı kol halinde sürdürmüştür. Bunlardan ilki Artuk Bey’in oğlu I. Sökmen tarafından Hasankeyf’te kurulmuştur. Artukluların 1101-1231 yılları arasında hüküm süren bu kolu Sökmenliler adıyla da bilinmektedir. Diyarbakır’ı da elinde bulunduran Hasankeyf Artukluları, 1231’de Eyyubi Sultanı Melik Kamil tarafından ortadan kaldırılmıştır. \nArtukluların ikinci kolu Artuk Bey’in diğer oğlu Necmeddin İlgazi tarafından 1108’de Mardin’de kurulmuş ve 1409’a kadar varlığını sürdürmüştür. İlgaziler adıyla da bilinen Mardin Artukluları Mardin’in yanı sıra Silvan (Meyyafarıkin), Kızıltepe (Dunaysır) ve Halep’i de ellerinde bulunduruyorlardı. Mardin Artukluları 1409’da Karakoyunlular tarafından ortadan kaldırıldı. \nArtukluların üçüncü kolu, 1185’te İmadeddin Ebubekir tarafından Harput’ta kurulmuştur. Bu tarihe kadar Harput ve çevresinin Hasankeyf Artuklularının yönetiminde olduğu bilinmektedir. Sultan I. Alaeddin Keykubad 1233’de Harput ve çevresini Anadolu Selçuklu topraklarına katarak, beyliğin bu kolunu ortadan kaldırmıştır. \nMardin, Hasankeyf, Diyarbakır, Silvan, Harput ve Kızıltepe gibi önemli Artuklu kentlerinde, bu beylik dönemine ait günümüze ulaşabilmiş çok sayıda yapı bulunmaktadır. Mardin’deki Ulu, Savurkapı ve Latifiye camileriyle Sultan İsa Medresesi; Hasankeyf’teki saray ve köprü; Diyarbakır’daki Zinciriye ve Mesudiye Medreseleri; Silvan Ulu Cami; Harput Ulu Cami ve Kızıltepe Ulu Cami bu döneme ait önemli yapılardandır.","date_description_ah":"c. AH 494–812","date_description_ad":"c. AD 1101–1409"},"f1abebd4-ee55-56ed-a5f8-6d9290aff818":{"name":"Ilhanlılar","also_known_as":"","area":"","history":"İlhanlı Devleti, 1253’te tahta çıkan Moğol İmparatoru Mengü Han’ın İran’a gönderdiği kardeşi Hülagü tarafından İran, Irak, Azerbaycan ve Kösedağ Savaşı (1243) sonucunda Moğol egemenliğine giren Anadolu toprakları üzerinde kurulmuştur. Hülagü, Batı Asya’daki Moğol egemenliğini güçlendirmek amacıyla çıktığı seferler sonucunda, 1256’da İran ve Azerbaycan’ı, 1258’de Bağdat’ı, 1259’da Halep’i ele geçirdi. Şam’ı da ele geçirmek isteyen ancak başarılı olamayan Hülagü, Budistti. Çok sayıda Müslümanı katletti. Mısır Memlukluları ve Altınordu Devleti, Hülagü’ye karşı birleşerek savaştı. \nHülagü’nün ölümünden sonra (1265) yerine oğlu Abaka Han geçti. Budist olan ve Mısır Memlukluları ile savaşlara devam eden Abaka Han, Anadolu ve Suriye’yi yağmaladı. Abaka Han’ın yerine geçen oğlu Ahmed Han, Müslümandı. İslam ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmak isteyen Ahmed Han’ın saltanatı uzun sürmedi. Kardeşi Argun’la yaşadığı saltanat mücadelesi sonunda 1284’te öldü. İlhanlı yönetimini ele geçiren Argun Han, 1291 yılına kadar tahtta kaldı ve İslam ülkeleriyle savaşı sürdürdü. Argun Han’dan sonra İlhanlı tahtına çıkan Beyhatu’nun kısa süren saltanatının ardından 1295’te Gazan Mahmud Han İlhanlı sultanı oldu. Gazan Han döneminde İlhanlılar Müslüman oldular. 1303’de ölen Gazan Han’ın yerine geçen oğlu Olcaytu Hüdabende Han, 1316 yılına kadar tahtta kaldı. Şiiliği benimseyen Olcaytu, Horasan ve Herat’ı ele geçirerek İlhanlı topraklarını genişletti. Küçük yaşta yerine geçen oğlu Ebu Said Bahadır Han, tekrar Sünniliği benimsedi ve Çoban Noyan’ı vezir olarak atadı. Ebu Said Bahadır Han’la ters düşerek arası açılan Çoban Noyan 1327’de öldürüldü. Çoban Noyan’ın öldürülmesi İlhanlı askerlerinin isyanına yol açtı. İsyanlarla geçen yılların ardından, 1335’te Ebu Said Bahadır Han hastalanarak öldü. Azerbaycan’da Emir Çoban Oğullarının, Bağdat’ta Şeyh Hasan’ın, Doğu Anadolu’da ise Eretna Bey’in egemenliklerini ilan etmesiyle birlikte İlhanlı Devleti esmen son buldu.","date_description_ah":"AH 654–736","date_description_ad":"AD 1256–1335"}}